Sarıkamış dağlarına doksan bin can düştü
Yüreğimize hazin hazin bir hicran düştü.
Savaşırken vatan için karla kar altında,
Ufuklara yüceden beyaz bir ferman düştü.
Özgür değilsiniz; ipiniz efendinizin elinde,
"Tanrı"der de Allah'ın adı yoktur dilinizde.
Ağzınızdan salya akar da dolaşırsınız çöllerde,
Saldırırsınız,koyun sürüsü zanneder de bizi.
Çöllerdedir hâlâ peygamberimizin ayak izi,
Hep doğru yoldan yürü;Hakk'a güven,
Sevdim deyip de sevdiğini döven,
Sevdiğinin üstüne güzel seven,
Hiç Hakk'ın makbul kulu sayılır mı?
Bindim de uçağa gezdim dünyayı,
Beni görmeden seven kardeşlerimi
Cennette görmek istiyorum”diyorsun.
Sen istersin de kabul etmez mi Allah,
Şefaat et sen bize ya Resülallah!
Şairim ben arkadaş,
Ölçülü de yazarım,serbest de
Uyaklı da yazarım,uyaksız da…
Öperim şiir yazan eli,
Yeter ki hatır gönül koymasın
İsteyen eşeğe binsin
İsteyen ata,isteyen uçağa.
Bırakın,
İsteyen yürüsün yaya.
İki bin yirmi üç yakın,
Şehitlere”ölüler” demeyin sakın,
Diridirler onlar Allah nazarında.
Allah’ın yolunda şehit olanların
Kırmızı güller açacak mezarında.
Hırvat Rüstem Paşa ki, devleştirilmiş cüce
Hürrem Sultan ve kızıyla ulaştı bu güce.
Olsun diye Selim ya da Bayezid padişah,
İşbirliği yaptı Hürrem,Rüstem ve mihrimah.
Emek verip çevirirsin film,
Çekersin bir çok belgesel.
Öyle bir hata yaparsın ki,
Alıp götürür hepsini,
Bir anda azgın bir sel.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!