Seviyorum çayı
Kıpkırmızı, nar gibi.
Gülüşü çay tadında olanları da…
Sıcaklığı yâr gibi…
Ormanda çamların ilahisini dinler gibi,
Akşama kadar susuzluktan cayır cayır yanıp
İftarda kana kana su içer gibi,
Çayla simit yer gibi,
Deniz kenarında dalgaların şarkısını dinler gibi,
Güneşin doğuşunu seyreder gibi,
Geleceğe doğru tırmanırken zaman,
Daralan kafalardan akmıyor artık fikir.
Tıkanan damarlarda dolaşmıyor temiz kan;
Bütün damarlardan kir akıyor kir! ..
Kir taşıyor ırmaklar dalgalı denizlere,
Seni ne çok sevdiğimi bir bilsen,
Yüreğimin içi güler bir gülsen.
Sen gül ki, yüreğimin içi gülsün,
Sen gül ki,ben de güleyim…
Yüreğimin içi ağlar,sen ağlarsan,
Her zaman dosdoğru ol,söyleme yalanı,
Çıkarsın tatlı dilin deliğinden yılanı,
Ölünce hayırla ansın insanın geride kalanı.
Kırıcı olma,kırar mı insanı insan?
Çalma başkasının malını,olma hırsız,
Ecdadımız,”vatan sevgisi imandandır” buyurdu
İnançsızlar, inançlılar kadar sevemez bu yurdu.
Yürüyorum ben tozlu topraklı yollardan
Altın sarısı başaklar…
Bereket yüklü tarlalardan.
Ne zaman bu yollardan geçsem
Bir üveyik sesi yankılanır dağlarda.
Yürüyoruz
Yabanıl otların arasından,
Ürkek bir tavşan gibi bakıyor zaman.
Açmış mağaralar ağızlarını kocaman.
Boğuldu denizde balıklar
Akın akın sahilde kalabalıklar…
Ben hiç kimselere yük olmayacağım,
Kendi mezarımı kendim kazacağım
Hiç kimseciklere benzemeyeceğim
Kendi destanımı kendim yazacağım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!