Günlerden yirmi beş Aralık...
Işıl ışıl güzel bir gün...
Yaz günü gibi güneşli,
İlkbahar gibi ılık...
Ülkemin insanları gibi sıcak,
Memleketim gibi aydınlık...
Çıplak görünce göğünde güneşi
Kızardı birden dalında elmalar.
En kavi yerinden çatladı birden
Göğüne su taşıyan düz aynalar.
Dolaşır damarımda kandan nehir
Bugün gökyüzü al mı al
Üstünde bir hilal
Ak mı ak
Koynunda bir yıldız
Parlak mı parlak…
Aşk,tek kelime,tek hece
Toplanmıştır onda
Bütün tutkular,bütün sevgiler.
Anlatamazlar onun anlattığını
Bir araya gelse bütün insanlar,
Bütün kitaplar,gazeteler ve dergiler…
Analar bazen aslan doğurur,bazen çakal…
Büyüyünce aslan, olur bir yiğit.
Çakal ise,ister sarık taksın,ister giysin cüppe
İsterse bıraksın bir avuç sakal,
Büyüyünce olur nankör bir it.
İnsan içini dökmek ister
Bazen yakınlarına
Bazen sevdiklerine...
Onlardan bir avuç sevgi,
Bir damla ilgi ister.
Benim gariban yüreğim
Mutluluğu ne yıldızlarda
Ne de Kafdağı’nda aradı.
Bir gülümsede
Küçücük bir dokunmada
Koşamaz,zincir taktık denilen o yağız at
Uçuyor şimdi takmış da bir çift çelik kanat.
Engelleri uçarak aşan bu asil atın
Bu son koşusunu bütün dünyaya anlatın.
Kır atlar,doru atlar,yağız atlar…
Hendeği nasıl bir hamlede atlar?
Yol mu dayanır bu yiğit atlara?
Bir adımda yolu ikiye katlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!