ölüme ayak diremem
hokkamda boşluğun
bende olan sensizlik değil bu
sensizlikte olan bir ben var biçim biçim
için için
hokkamdaki boşluğuna daldırırım kalemimi
gözlerimden sakındığın ay ışığın mıydı gece yüzlüm
mehtabın suya yazdığı soluksuzluğu sonlandıran göç anlarınca
ve göğsüm kımıltısızlaşınca derinden bitecek en kötü senaryo
iyiler çimenleri okşayacak sanacağız gene
oysa esen sadece sabah rüzgarı olacak sevgilim...
düşünmek acımasız yapar zamanı
hiçbirşey dinlemez kederin dörtbaşı mamur hükümranlığını
kavuşmalarla aranda kan uyuşmazlığı
koşulsuz sevdim seni peşin hükümlü
mahalle aksanıyla konuşarak
küfürlü
hiçbir zorlama olmadan
şiirselliğe açık
ölmeyi göze alabilenli
iyilik saatlerini nerde bıraktın ey gönül kuşum
hiç böylesini görmemiştim
ve bu yağmur böceklerine aldırmazlık
yüreğini taşıyacak gücün yoksa
bırak özlemeyi nihavend zamanlarını
bak artık
karıştım sesinin kalabalığına
yokuş yukarı ikindilerde
bütün yönlerin hazin ve
açık vişne çürüğü sonuyum ben
sesinin kalabalığında ağır düşünceli
bir ara sokak mutluluğu
kitap heyecanlarıyla dağıldı ev
kararık odada unuttuğum sesim
hala seviyor seni...
ölü kuş portreleri çiziyor uykum
uyanınca bir göçten kurtuluyorum sanki
balkonlarımız akşamlara hazırlanırdı
rüzgardan kaçmak imkansız
sokaklar boyu acılı bir bekleşmek bu
biliyorsun rüzgarlar acılaştırırdı
balkonlarımıza düşen rüzgarın sesini
çocuk seslerine banardık acılaşmamızı
kısıldığım kapanda kuş sürüleri
herkesin özgürlüğü bi garip
sevmelerimin muhatabına esir
yalınlığımla sokağınım
hiçbir kapımın numarası yok
ve bulutlarla mühürlü kimliğim
bu defa çok konuşmayacağım
sevgilim
duygusal geceye doğruluk
yoğunluğunu atamıyorum üzerimden
aralık soğunun
is kokulu seyrek çocuk saçlarında




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.