bahar aktı gözlerimden sen yerine
baharımda çoktun yanağımdaki tuz buzum
bir erik ağacı aldım kirpiklerime güneşli
aktın ya gözlerimden içim kupkuru
erik ağacım da soldu ağlayışlı 8 ya da 9 yaşında
içim kupkuru
kanımın damladığı sokak çıkmazı yarana bastığın tuz
ayın vurulduğu yerde yıldızlara kalmış işimiz be gülüm
tiner soluğu it dalaşı ölüm provası içime akıttığın zehir
zıkkım olmuşum gecene barbarca sevmek bu akım yüreğimde
kocakafalı çocuklarla top oynarım hala salya sümük
ayrıldığımız yerde pusulara hedef tahtası kavuşmanın anlamı
aramızda ayrı bir lisandı aşk imlasız
gemi azıya alan yanıydı sakarlığımızın
bana dair unutmama fasıllarının kurgusu
aşkımızın kumsalı deniz kumu yoksunu
elbisesi ayrılıklara biçilmiş kaftan
durulduğumu bilmiyorum son saniyeli
kalbim çocuk oyunu kadar dur duraksız
dalga kıranlardan sıkıldım doğar doğmaz
yıkansın yunsun isterim ölüm okyanuslarla
yalnızlığım yansın tuzlu köpüklü iyotlu
bir deprem olursun yolların çamurlu yalnızlığında
sıkıntılı ağaçlar seyreder sürgit güzelliğini
baharın gelişi sessiz bir operadır tango bulut gölgeleri
doğa sana yönelmiş doyurgan bir kadın eli su içiren
ıssız dere köprüsü olursun ben yamacında kimsesiz ot
aşkımız semtime bile uğramayan uç uç böceği çocuksu
hüzün koylarında bir yelkenli ömrüm
romanları yırtıp attım aklımdan
sen kendinde sensin
ben de değil
ben de kendimde benim
sende değil
gözlerim sessizleşeceği zaman
idare edeceğim
aklımda kaldığı kadarıyla gökyüzünün...
bazen acılaşıyor herkesler her şeyler
ve çok içten yazılmış şiirlerden uzak gülüşün
ilk göçlere aldandım
darmadağın olmadan önce
şimdi gitmeyi bile bilmiyorum...
yağmurlarım bile aceleye geldi
üstün körü yalnız bırakıldım




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.