sıkı sıkı temihledim kendime:
'yarın onun güzelliğinin ezgisine söz ol
uzak umutlar aslında bir el tutumu kadar yakındır'
geceye bandığım hasretimle acıkıyorum siluetine
Borç
gözümü alıyordu
gökyüzünde güvercinlerin uçuşu
hep o anda kalmak istedim
parlaklığında güvercin kanatlı bir umudun
düşlerim bir orman kadar ağır
kucaklar dolusu
hesapsızlık babında
korku nedir bilmeden özledim
mevsim sonu pişmanlığımızı
resimlerine bakıyorum
uzun boylu bir mutluluğun
titrek iç geçirmesi gibisin
beni mi düşündün...
uyumak istemiyorum
darmadağın bir dünyada
saçmalama hakkımdı
aralamak her kapıyı
her bucağı bulanık
akşam alacasında
çocukça düştüğüm yanılgılarımla
gözlerim seni sevdiğimi anlardı
ben gözlerime inanamazdım
ben kendime benzemezdim
sana inanırdım
bütün aşkların toplamı kadar güzel yüzün
bütün yüzlerin gözleriyle bakmalıyım sana...
duraksız bakıyorum uzağın kırıntısına da
yeni konularla yorumluyorum ayrılığı
bu ara zamana bir ad düşünüyorum
tınmıyorum hiçbir yabancılığa
karanlık da kirlendi üstelik
kaybedecek bir şiirim kalmadı
pişmanlığını anladım
tabi ki gözlerinin yan anlamlarını da dahil ederek
ardımdaki sözcüklerinin dipsiz kuyusuna
anladım pişmanlığını
hayalperest konuşkanlığımla yürümezdi
kısmak doğum çığlığını




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.