doğaya ekmek ve tuz taşır incinmiş
yaşamak dedikleri bakışlarının anlamı
özgürlük dedikleri boynumda sımsıkı zincirmiş
sensizlikte gülüşlerin eksiksiz tamamı
baktığım heryer bir toplama kampı
köprüler kurarım gözyaşlarına bulutlu suskun
evler kalır ben giderim bir zaman anlarsın dokunamadığımı yağmurlarına akşam güneşiyle
insanlar ölür kalır resimlerde anlamadığım bakışın
ellerimin deniziydi uçsuz bucaksız
tenimin çölü ılık susayışlı soluğumdaki
saçlarının bende kalmak isteyişi
isteyen yanların korkmadan
kıyılarıma sokulmaya cesaret etsen
lodos ateşli bir ejderhadır arzularım
A.
tekbaşına yağmurla övünmek
bomboş eylemidir
harbiden sevdim sanmaların
şimdi aydınlık denizli sabah hüzünleri yaşarım
tül perdeleri yalar lodos nefesin sanki uzanır dururum
kentte var mı acaba tadın tuzun havası soyunuşunun
dil işçiliği elimden gelen ağ toplayan balıkçı eli yüreğim
bahar aktı gözlerimden sen yerine
baharımda çoktun yanağımdaki tuz buzum
bir erik ağacı aldım kirpiklerime güneşli
aktın ya gözlerimden içim kupkuru
erik ağacım da soldu ağlayışlı 8 ya da 9 yaşında
içim kupkuru
kanımın damladığı sokak çıkmazı yarana bastığın tuz
ayın vurulduğu yerde yıldızlara kalmış işimiz be gülüm
tiner soluğu it dalaşı ölüm provası içime akıttığın zehir
zıkkım olmuşum gecene barbarca sevmek bu akım yüreğimde
kocakafalı çocuklarla top oynarım hala salya sümük
ayrıldığımız yerde pusulara hedef tahtası kavuşmanın anlamı
aramızda ayrı bir lisandı aşk imlasız
gemi azıya alan yanıydı sakarlığımızın
bana dair unutmama fasıllarının kurgusu
aşkımızın kumsalı deniz kumu yoksunu
elbisesi ayrılıklara biçilmiş kaftan
durulduğumu bilmiyorum son saniyeli
kalbim çocuk oyunu kadar dur duraksız
dalga kıranlardan sıkıldım doğar doğmaz
yıkansın yunsun isterim ölüm okyanuslarla
yalnızlığım yansın tuzlu köpüklü iyotlu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.