sonsuzluğun ortasında bir ozan:
evreni yaşatan hayat damarları
sana koştuğum yollardır
yaşamaya olan zaaflarım
ne sen ne bir başkası
karşımda gülüşün uzak ilkyaz özlemleri
kağıt gemilerim kalsın denizlerimde izin ver
uzak düşlerimle ıslansın ellerim sıkıntısız
mütevazi rüyalarımda kaçıncı kez gittin güvercinli
gerçekler abartılıdır oysa bir ayrılığın ortasında
ne bir kanat sesi ne bir serap yanılgısı...acı...
yalnızlığın en köşesindeydim
aklımın ucunda devamlı gideceğin
ortasında olduğum tek şey
düşünmekti...
herşeyden önce sesime dokun istedim
bu defa çok konuşmayacağım
sevgilim
duygusal geceye doğruluk
yoğunluğunu atamıyorum üzerimden
aralık soğunun
is kokulu seyrek çocuk saçlarında
karşı karşıyayız ayrılığımızla
kavuşmakla ise sırt sırta
niyeyse
sarılamıyorum karşımdaki boşluğuna
sarılıp uyuyamıyorum
kauçuk ağacı korkuttun beni
bak yağmur sevişkeni yüzümde yola vurmuş ay ışığı
kauçuk ağacı yaprakların çok mu acıyor rüzgarda sürüklenişli
kauçuk ağacı yağmurla tüm gün seviştim
kimseler görmedi ama sen şimdi sokaklarda
yapraklarınla acı çekişli bir gölgesin
çatılarda parıldayor sağanak
dalıyor korkularımın arasına
toprağın kasıklarında akarak
tüm sonlara meydan okurcasına
sarı fotoğraflı anılar gibi
koşulsuz sevdim seni peşin hükümlü
mahalle aksanıyla konuşarak
küfürlü
hiçbir zorlama olmadan
şiirselliğe açık
ölmeyi göze alabilenli
iyilik saatlerini nerde bıraktın ey gönül kuşum
hiç böylesini görmemiştim
ve bu yağmur böceklerine aldırmazlık
yüreğini taşıyacak gücün yoksa
bırak özlemeyi nihavend zamanlarını
bak artık




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.