ben
sığamam
gece ile gündüz arasına
sığdıramam ellerimi gökyüzüne
caddeler yetişemez adımlarıma
yüreğim çarptığı an zelzele yeryüzünde
dingin bir mağdurluktu kırılışı cam gözlerinin
tenimdeki lirik akşam esintileriyle güze dönüşürken
umutsuzluk
ıssız kır doğallığı aramıştım soluğundaki her bitişte
yosun dolu bir yaz
alıştığım karsız sulu sepken kışta
akmaya başlar çatılarla sevişmek paltolu
kendini beğenmiş bir kışta uzar içindeki durgun göl
kasvetli düşünce uzar ayaklarının ucuna kadar
buzdan mavileriyle düşler keser içinin yanışlarını
yanılmak başlar ağaçları seyrederken
yumuşar toprağın küllenişi serzenişlerinde
Kentler Beni Unuttu Demek Uykudasın
ay ışığı akıyor gözlerimden
hüznüm geceye saklı
hangi sabahı hazırladın umutlarıma
ve güneş nasıl olur da yakışır birgün gözlerime
Kervankıran Peşinde
kaçış yok
ölüm bile bu andan sonra
kendimize gelişimiz olacak bilesin
ben böyle şiirlere tutsak bananesiz
kar sessizliğine düşmüş serçe anısıyla
gülüşünün ortasında ölmeye geldim
bir yüzyıldı belki
belki birgün
bir an belki
kesin geldim...
kağıt gemi yalancılığı koyu gri değer ömrüme yakışık almaz
yılışık tembel müsadesiz akşam uykularına tenezzüllü koparışın isteklerimi
yorumlarımı dallarına asıyorum çıplak ağaç görünüşünün kan işemekli
merhum artık özlemlerim merhum maktul malum gözlerinin alacakaranlık anlamı
dünyayı alsam avuçlarıma tüm evren olursun dışımda
sen dışımdaki kör edici aydınlık
tutunma sesime duyma yüreğimi
ellerim sönmüşlüğümün bacaları
olumsuz kucaklaşmalar soyunmuş hayat kadını
irin sızıyor caddelerden
tabutumda yalnızlık şiirleri
bir sabah duymasız bul beni
sen gittin ya
senden geriye ben kaldım
ben gittim
ağaçlar yaprak yerine anılarla donandı
kuşların çığlığıyla uyandı dünya
sabah üşümesi dedim kendikendime yokluğu yokladım
ben seni hiç yanımda istemedim aslında
böylesine bomboş
gözlerin çiviliyken kirpiklerinden sine-i sâd pareme
ben seni saçlarından tutsam bulutlar çökse yüzüme
ne çare
bahar kaçkını yağmurlarla yıkamışsam yanaklarımı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.