yapış yupuş sıkılganlıklarla
kabuslar da bitiyor oyunlara tutsaklıkta
hayatla dalga geçiyor yalana alınmak
küstah sislere yakalanmış her anımız
biz biz olmaktan çıkmışız
ikide bir uzaksızlık
kent bizim değil
biz
el gün bilmez iki haylaz serçe
oyunbozanlığımızla yarattığımız bu efsane
akıllardan hiç yitmeyecek
gökkuşağı kanatlı
silinmez sevdanın izleri
yaz şarkıları gibi sıcacık özlenir
yaralamış ömrümüzün çılgın baharı
yaşadığın anları benimle hayal etme
hayale yakışmaz solan bir aşkın ağlayan tebessümü
yollar ve nehirler sana varırıdı
geceyi mezar taşı yaptım günüme
ansızın yorulan bir pencere gibi açılmaktan
bakımsız bir hayatın gri oyunudur perdeye yansıyan
anlaşılmazlıktır anlaşılan mutluluk
acılar yeryüzüne kortizon olsa olsa
toprağın kasıklarından fışkırırken yaşama güdüsü
yakalandığımsan
öykülüdür böğrüme yaslanan bu ılık
menzilsizliğe hazır göç kalıntıları
şaşırdığın
yakalanma emridir
gittin
öldü zaman
hangi kırlangıç
kavuşmaya kanat çırpar bilsem
özeneceğim kanadına...
istemeyi unutursa çocuklar
özlemem ben de o zaman
gölgelerinin ruhumdaki
izdüşümlerini bile...
hiçbir yangınıma hayrım dokunmadı
ben görünmez adam çarli
film kahramanlarının şaklabanlıklarına özenen
okul kaçkını
papatya ormanı arayıcısı
böğürleri gölgeli dağlara düşünceli
sonsuzadek kırlara açılmak derken




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.