sımsıkı sarmaş dolaştım
gecenin şarkımızı ruhuma anımsatmasıyla
seslen bana ey yolculuğa çıkma heyecanım
tamamla yıldızların coşkusunu
darılmasın samanyolu yalnızlığıma
ey kuşların kızılca kıyamet ilk akşam huysuzluğu
ayaklarım sulak bir asfalta yapışkan
veremli ışığım benim
öksürdüğün gecede loşlaşan bu safra
sensizlikti demeyeceğim bundan sonra
şemsiyemin altında gün yüzü görmemiş
çırılçıplak doğmamış bir çocuğum
çoğu zaman geceyi bilmem
adımı bile merak etmezken
güldüğünün kıyısına tutuldum nasılsa
şehirler kendinde sanırken kerameti
sığamadığım yalın sokaklarda sen yoktun
ak ve doru bir tay gibi şahlanırken umutsuzluk
ilk sabah ışıkları yaralarken yüzünü
özlemlerle kınalanır hüzünlerimin rengi
kendimde kiracıyım
kahkahalarım çarçabuk ölümlü
yedi iklim harcadım
uykusuna duracak bir bekleyiş
nankör güz ikindilerinde
ektim seni kan tarlası gözlerime
gökyüzü ağlamaklı
aynı şeyi söylemekti ölmek
yaşam ölüme asiyse anlamlı
çağrılmaksızlığımsın
otobüste:
akşamın türküsü acı
mahşerin yalnızlığı bu
çoğul yankısız
dost ıslıkları yorgun
canımın yalnızlığı
ölüme yansız
ve sokağımın beni bilmeyen evleri
uykuya dalınca
koşup giderim eflatun uçurumlara
sensizliğin tadı değişir
sıkı sıkı tembihledim kendime
'yarın onun ezgisine söz ol güzelliğinin
uzak umutlar aslında bir el tutumu kadar yakındır'
geceye bandığım hasretimle acıkıyorum şehlalığına
sıkı sıkı temihledim kendime:
'yarın onun güzelliğinin ezgisine söz ol
uzak umutlar aslında bir el tutumu kadar yakındır'
geceye bandığım hasretimle acıkıyorum siluetine




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.