dönerim sana bakarsın ellerin samanyolu
ben söylenmemiş şarkı olurum dilinde ihtiraslı
parmaklarımda boşluğun çığlığı yağmur,dolu
ayartılmış umutsuzluğumda ben her an yaslı
israf edilmiş vicdanı parçalanmışlığın
gazaba uğramış hatalarının genç alevi
anlatılmazki
hayatın yaramaz huysuzuyduk
yakamoz ışıltısı kanrevan çökmüş içimize
yolların asi kırlangıçları aşka taşınmış
benliğimin yokuşlarında ayaksız serçedir umut
öğütlerce boş tamtakır kucağımda şiir kırıntıları
papatya beyazı yol yorgunluğunda
güneşinle yakıyorum yüzümü umarsız
toprağın hırsını alacak mı ki ölümüm
doyamayınca güzelliğine ufuksuz bakışlarım
yeryüzü doysun istiyorum anlamaya beni:
'süresiz bir sevdalılık halleri
I
kolların iki nehir gibi
sarınca düşlerimi
üşüdü uyku
özlediğim tatsız tuzsuz kent akşamları
kayboldun gözden
ayrılığa kaynar kazan kaldırma zamanı
göğe küs tren yolculuklarım gibi
acıya kanmamak için şark düşselliğinde
karışmamalıyım hiçbir mevsime elimi kolumu bağlayıp
çıplak suskunluğuna bürünürken erik ağacı
1.
sırma gölgesindeydim saçlarının
edanla konuştun yüreğime susuk
ben hiçbir haline yetişememiş kadar
mutsuz
domateslerim yandı sobanın yanında
ağladım çooook yıldızlar kadar
dereden yengeç yakaladım beslemek için
kızlara laf attım çeşme önünde
hayatımın ilk ve son balığını tuttum merginafonla
adaşımın aşık olduğu kızın ablasına aşık oldum
I.
hasta bir tezatsın sen istanbul
boğazın bol gemili poyrazın ince
hasta bir tezatsın erguvan zamanlı
kavuşmaya istikametli değil




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.