kervan saraylar bildim tutuşmamızı
mesafelere tınmayan kahrolmaktı
birbirimize bakıp ürpermemiz
ilk ürpermemiz
sıcaklık parmaklarımızın ucunda
isim:özlem
şehir:gözlerin
bitki:kulaklarına küpe yaptığım çürük kirazlar
eşya:turuncu papatyalı tokan
artist:mutlaka ibrahim tatlıses
hayvan:ilk çocuğumuz sarman kedi sultan
kıyılarına vurdum tanınmamış kurtlar sofrası
tepeden tırnağa istanbul'dum adalar vapuruyla hoşbeş
akşam nasıl gelir nasıl giderdi soran olmazdı kuşkulu
yalın ayak boğaziçine aşık pejmürde sallapati hırtoğluhırt
beylerbeyi'nde anlaşılmamış bir yalı acısı sızım sızım
kanal kanal yalar yüzümü beykoz'da bir kızın gerekçeli intiharı
yalanların çocuğu olamadım ancak kendimi kandırdığım çok oldu.ama sadece kendimi.yalnızlık belki kandırmaktır kendini.oyunların adamı ben değilim. sensiz bu şehrin masumane sokaklarında at koşturduğum, köhnemiş burjuva neonlarında sensizliğin anlamı üzerine düşündüğüm çok oldu.inan sabahlarına uyanamadığımız yalancı hayatların çıkışı yok sığırcık kuşum.
yalanlar yaralı 'o' kuşun kanatlarındaki titrek örselenmişliktir bana inan.ne mutlu yalnızlığımıza.biz günün adamı değiliz.olamayız.sonumuz madaralık olsa olsa.
zamanı bırakalım zamanı düşünmek yakışmıyor bize.zamansızlık bizi bizle tutuşturan.zaman kopuş biteviye.zaman yalanların zorlaması benliğimizi. tepkilerimiz,gülüşlerimiz,düşlerimizin gözlerimizde alevlenmesi,soluğumuzun hiç değişmez kokusu,yaşamamız evreni düşüncelerimizde ve yüreğimizde.
zamanı birlikte aşabilir,yener,anlamını yokedebiliriz ancak.bu anlık düşlerimde bile ilk anki gibi olduğunu bilmene bağlı.
aşk çocukken mahallenin kızlarının ismini duvarlara çişimle yazmama benzemiyor hiç.
mahalle aşkımın küloduna bakıp rüyalara dalmama hiç benzemiyor.onlar çocukluğumuzun zamanı aşmaları olur olsa olsa.
sıcaktı
ayaklarımda bozuk asfaltın yaz şefkati
bacağımda çocuk slipli donu
ayaklarımda ufacık şıpıdık naylon terlikler
ellerimi ikindi güneşine uzatmışım sanki...
yaz mevsimi sundum çamlıcalı sek menevişli sevinçli
kadıköy akşamlarında üşümek gibi ağlamak ardından
sarayburnun'dan esen rüzgarla sarhoş martılar gibi içli
bahariye'de öğle üzeri şarkı dinlemektir seni beklemek
çetin ceviz açlığımla çınaraltında huzursuz özlerim saklanışını elden günden istanbuldan benden yaramaz
artık paşalimanında sadece yalnızlığım aldırmaz afacan
istanbul'a açılsam galata'dan
şöyle unkapanı'nda çaresiz sevgili aymazlığında
haliç'e gömülsem pul pul ışıklarıyla sabahın
karaköy'de balıkçılarla oynaşırken kediler
üşüsem çay içsem seni düşünerek
ve desem ki
yağmur renkli paltomda akşam kokusu
yolda bastığım hayatımın dalgası sırık
gerdanına dokunsam gözlerimin buğusu
karanlığı deler şu birikinti su ışıması
sevişken cesur tutkulardayım bir ölüm pısırık
ada vapurunun arkasında martılar
ada vapurunun arkasında bir martılar
bir de bakışlarım kaldı
yalnızlığıma takıldı kaldı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.