pişmanlığını anladım
tabi ki gözlerinin yan anlamlarını da dahil ederek
ardımdaki sözcüklerinin dipsiz kuyusuna
anladım pişmanlığını
hayalperest konuşkanlığımla yürümezdi
kısmak doğum çığlığını
E Antidiyalektik
gece emziriyor acılarımı
mehtaba açılan bir odadır düşlemek seni
yaz geliyordu zamanlaşamadık
süreğenleşememiştik
kırmızı üşüme
gecesiz
dağınık
korkak
yıldızlardan korkar gibi
alçak
payıma sırdaş özgürlüğüm ağlayışı annemin
ilkbahar kül rengi sıkıcı ölüm
şehir gülen rüya bulanık/yok solgun fotoğraflar
canım çeker seni
yokluğun susuz rakı soğuk mezar taşı albümlerde
sen zamanın donduğu an
kısık gözlü günebakan çiçeğim
bir sensin dört iklimli trajedi
bir de düşlerimde kamaşan
ayva tüyleri göz kırpışlarının
şimdi gonca gülüşlüdür çocuğumuz
densizliği biter birgün ayrılığın
kısalır sokaklar
alamaz hırsını
ikindi haykırışları kırlangıçların
bir ağustos eskisi ayrılığısın artık
yaz biter sızısı dinmez çınar ağacının
dalları maviden griye
rüzgarı şımarık ve küstah ıslıklı
adsız iki yüzdük biçimli iki ses
düşlerimle tanış sıcaklığına yoğun
hasta cadde ışıklarına çocuk
çocukluğumu yalnız bırakma...
gün yoruluyor güz başlangıcı kokularıyla
uzak seslerle ırgalanıyor umut
hasta bir imgeyle çöküyor şehre mutsuzluk
hangi alalığa uzansa göğsüm
bu kahredici geçicilik
bu hükümranlığı kötü sonumuzun
gün yoruluyor güz başlangıcı kokularıyla
uzak seslerle ırgalanıyor umut
hasta bir imgeyle çöküyor şehre mutsuzluk
hangi alalığa uzansa göğsüm
bu kahredici geçicilik
bu hükümranlığı kötü sonumuzun
gün yoruluyor güz başlangıcı kokularıyla
uzak seslerle ırgalanıyor umut
hasta bir imgeyle çöküyor şehre mutsuzluk
hangi alalığa uzansa göğsüm
bu kahredici geçicilik
bu hükümranlığı kötü sonumuzun




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.