I
şehla bir abartı değildin kollarımın arasında
tanrılar gökten inerdi bana kızdığın an
gül kadehli bir sarılmak bu
bir okulun cıvıl cıvıl dağılışı gibi
bulutlarım yine dölek durmuyor yüreğimde
oturup ağlaştığımız çağla ağacı anı defterim
hava hala kapalı patlamaya hazır günlerimde
tüm ayrılıklar benim der çeker giderim
arkama bakmadan yırtarım bendekilerini
I
kuşları yaralı bir ilkgençlik hevesinden
geriye kalandı ömür...
ağrısı mevsimlerle sürgit
ayrılığın saçlarindan masal ormanları yaratan
kaçık
sanki bu ilk defa
gündüz yaprağının güneşe susuşu
asla doğrusu olmayandır aşk
sen istesen de
uçar gider uçar grili bir mavi
hava kirli bir ikindiye esir
çocukluğu düşünmek kadar acı düşünmek aşkı da
yad ellerdedir kırmızı
ne kadar siyah varsa benim şimdi
soluk almaya vaktim olmazdı
göğün güzelliği izin vermezdi
kendime alıcı gözle bakmama
insan bir bakışla da olsa tutunmalı
soğuk akşamüstü yağmurlarının
inatçı hır gürüne...
kendimi nasıl kandırıyorum
bilmezlikten geliyorum
bedenimle savaştayken
özlüyorum sesini de
söylemekler fışkırıyor gözlerimin bulanıklığından
biyografik aşkım olsaydın keşke
Son Çiğ Damlası
yolları tutmuşsun gözlerinin kaçamaklarıyla
attığım her adımda çiğniyorum ezip geçiyorum
akşam olurdu
mahallenin daracık sokaklarında kahkahalarının gölgesi
duvarlara dokunmak için koşardık
ilk önce kim dokunacak
ağabeylerimiz duvarların içine tıkılırken
biz duvarlara dokunma yarışında
beynime çizdiğim kırık dökük notasız ağlayış
mayası aşktır hayatın desem bekler misin
ölüme hayata desen çizsem yalvar yakış
yazmadığım vicdansız şiir yoksa sen misin
tabiri caiz değil dilimin ucunda olsa da adın




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.