İlk soğukları kırdık
Ellerimiz şımardı hohlanmaktan
Dudağımızın kenarındaki tomurcuk hazır
Çıkmaya aynı yolculuğa...
Sokak seslerini özledim
pencere oldum yağmuruna
sanki posta kutumdaki ömrümün sürprizi bu
arkadaşlarla köy köy gezdik aşkı
birbirimizle yendik acemiliği
umut dağıtmanın da hüzünlü yanları vardır
tek başına gençleşemez ki denizlerim
gözlerinin aydınlık sabahlarıdır çünkü geceyi hazırlayan
tek başına pencere önü nazlısı
yaşama dair günübirlik tebessümüsün
yalan yolculuğumun gerçek yolcusu sen
sonunu düşünerek sevemedim başlangıçlarımı
gökyüzü dar geliyor ilk akşam kuşlarına
hüznüm sanatkar bir çingene kadar verimli
nergis kokulu bir gün yüzü bekliyorum
yüreğimin gergefine
anlamlı olsun diye her gidişin
ve
Perdenin Kenarında
perdenin kenarına iliştirdiğin kıstırılmışlık
sanki bu sokaklar benim değil
kangren
ayrılığımızı paylaştık rüyasız özgür
aynılaşmadan ayrı ayrı kır türküleri misali
sazımın kırık tellerinde taze somun buğusu kederinle
kendime söylediğim yalanlara inat benimsin
yolduğum saçlarımda suçumsun sorgu sual hak getire
paylaşamadığımı anlattım kırk katıra kırk satıra
pazar sabahı
penceremde aydınlık
ama sen yoksun…
bu baktığım da
ne sensin bulut rengi
uzak iklimleri düşünme yorgunuyum
çünkü sen hiç üşüme istedim
üşenmedim
kaygılı özlemlerimin kumral ikindisi bilmekten
sesinin ön yargısız doğallığını
tapıyorum sana gökyüzüm
ayrılık...ölümün yüzgörümlüğü
hayat sunağında...
ay ışığı yine eskisi gibi
diyemiyorum
iki kaşınla hazırlanırdım alnına
sevmekte olursun dokunduğunda kaybolan o
içtiğin su susatır seni
sanrılar yaşatır tutkumu
çoğullaştıkça abanan yalnızlık günleri
sevilmek başlatır nefreti karşında
yarınlar hazırlanır anı olmaya




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.