balkon demirlerine birikmiş
yağmur damlalarını sayardık
mutluluk ve huzur o an için
senin oğlun benim kızım olurdu
alelacele çay demlerdim çipil gülüşlerine
öpüşürdük karşılıklı çay içerken
keman sesli mevsimlerle ağırladım
saçlarının en süzgün hallerini günahsız
sitemsiz deniz akşamları kadar laciverttim
gör diye bir böceğin bile hakkını vermeden
uyumadığımı sevdana...
karmaşık satırlarımda çamuru sokağın
sana bakınca berraklaşacak sesim
oku şiirimi duyacaksın beni
yankısı yüreğimin sözcüklerde
çağıracak seni türkülü kavuşmaklara
gayrı unutmazsın da dağların
...unutulmuş bir bahçeyle kış konuştu...
bahçe:"bir sen anımsadın beni"...
kış:"ben ayırdetmemeyi unutmam sadece..."
bahçe:"ben yapraklarımı yapraklarım da beni unuttu oysa"
kış:"üşütmekte üstüme yoktur ayırdetmeden hiçbir ayrılığı"
saçlarının ağlarında koyuydu tan
anka kuşumsa yaralı
sen gündüz düşlerimin masalcısı
benimle olmayan her yerin
bende olmayan her şeyindin
nereye yürüyeceğimi biliyordum yine de
sabah camları çimlenmiş
gam sesiyle de umudu kanatlı
ilk göz açışında bile meçhul yolcu...
kapıların ardına ölümüne meraklı
kaygıları puslu bir denize doğru
yaşlanmıştı ayrılık durağımız
asıl yüzümüz
birbirimizi bırakıp
özledik her şeyi silip götürecek
arsız yağmuru
evren susuyor sanki
şarkımı aklımdan geçirsem
bozulacak şu gecenin azgın fiyakası
gölgelere düşman kent ışıklarıyla
avunmaz oluyor gönlüm
gün aydın olacaksa eğer
kurbağa sesleriyle erken indi şehire ağustos
apartman girişlerinde kırlangıç yuvaları
yürek boğulmalarına yankı
adımlarım yok sanki
adımsızıyım yabancılığın...
bavulumu hazırladım
kırlangıçların mazlum ve asi suskunluğuyla
yoluma çıkan
tek bir çöp bile görsem yeryüzünde
senden bilirim…




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.