seni sevmek yetmiyordu göğe bakmama
seninle paylaşmalıydık gölgesini bulutların
kavak ağaçlarının hışırtısı olmalıydı yatak odamız
duraklarımız meraklı gözlerle eve gidişimizi gözlerken
bütün yakın anlamların son yolcusu biz olmalıydık
iç çekişimizin uzaklarındaki …
kırçıl yorgunluğumu anlamadan
temizledin içinden güzlüğümü
sokaklar kızarmış sarıydı
belki ortaokul sıralarında gibiydik
çocuklar rengarenk gocuklar giymeye hazır
evler serili
usluca imgeledim türküydü
yeryüzüne vuran en güzel eylemiydi
saat 16.oo sularında güneş gülünçlülüğünün
yollar sığ ve kıt yolculuklara göz açtırmazken
irkilir sıra dağlı düş kapılarım
el değmemiş amazonlar kımıldanır
birdik
yaşarken pan kokulu anılaşmayı
anı bizdik
ve yollar bitmekle tehditkardı
kısalırdı zaman mesafe
her türden
içimde ayrı bir iç var bütün içlerin dışında
senin dışında sandığın halbuki an be an içinde
öyle bir simetri ki aramızdaki kan kana can cana
tepeden tırnağa yalnızlıklayız büsbütün yan yana
oturup şu kısacık ömrüme
uzun şiirler yazmalıyım
nedenler aramalıyım bitişlerimin şarap çanağına
hayat penceremin çerçevesinin şapşallığına
avazım çıktığı kadar kaş göz etmeliyim
sana benzeyen şüphelilerime
adım uzak kokularla avunuyor
ömür yongamı bir yağmur beklentisiyle
çocukluk bahçelerine benzetiyorum...
öğlen sıcağında kendine de yavan
geç gitmeleri tiye alan sonu son kirli
ikindisi hızlı bulutları dahi görmeden yaslı
kısa müzik ömrü geceye doğru
sahibinden ayrılmış üşüme çilesi anımsadığın
ve kurtulamadığın...
aslında hiç senli olamasam da
uzağım bencilliğe
zaman ılık ılık salınır rüzgarda
en büyük acıdır kalmak kargaşada iki arada bir derede
ayaklarım suya erer yüzüme kapandığında kapılar
aşkın olmaz tersi düzü biçimi sınırı
mutluluk evrensel aptallıktır akışına kapıldıysa hayat
bilge dalgalarda boğulmak en içten ve ağlamaksız




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.