uzak iklimleri düşünme yorgunuyum
çünkü sen hiç üşüme istedim
üşenmedim
kaygılı özlemlerimin kumral ikindisi bilmekten
sesinin ön yargısız doğallığını
tapıyorum sana gökyüzüm
gurbet akıntısında kalbim
göğe bakmaya ağlama korkusuyla mahçup
ilk gençliğimi geçtim de geldim sana
kervan kıran tanımam
işçiydim hep
işçi olarak sevdim güzelliğini...
kolay imgelere sığdıramıyorum yüzünü
kaderi belli yolların sonunu kurtuluş bilip
sınırlı sonları sevmiyor yağmura yakın pazarlarımız
pastane kokulu
içten ağlamaklı
sakin ve ılımlı geçiyor yaz toprak yollu
seyrek çimenler yağmura küskün
ayaklarımı zorla sürüyorum
buruşuk bulutların ardına
göğün yüzü kızarınca susuyor her şey
gün caddeler belediye otobüsleri
sıra dağların tadısın çılgın sığmasız ele avuca
bir ruh ürpermesi şüpheli en çok masum
demediğim sözlerin mahkumu sen
işlemediğim günahların korkulu kabusu
incecik oyası bulutların yağmurlu
bir bozkır umudu yalnız bir gelincik
ayrılık...ölümün yüzgörümlüğü
hayat sunağında...
ay ışığı yine eskisi gibi
diyemiyorum
iki kaşınla hazırlanırdım alnına
sevmekte olursun dokunduğunda kaybolan o
içtiğin su susatır seni
sanrılar yaşatır tutkumu
çoğullaştıkça abanan yalnızlık günleri
sevilmek başlatır nefreti karşında
yarınlar hazırlanır anı olmaya
ölümlü bir rüyada uzun mu
kimbilir hangi küçücük bahçede
en eski sokağın
bir ilk kez yaza doğrusu olmalı
rengi açık sıcak
kirli sarıyla lekeli
asılı kaldı imalarımda hallerin
dere tepe kalbim duruncayadek
yılgınları tanımayınca hayat felsefem
ayaklarımda yığınlarca toprak tortusu
yabani otlarla kınalıyorum saçlarını
gözlerim yumulunca mışıl mışıl bir doğa kokusu
kısa ön yargılarla pazarı terk edilmiş kentte
konuşmayı unutmaya yüz tutmuş apartman aralarında
kırlangıçlar iştahla savunuyorlar gökyüzünün mağrurluğunu
sabahı geçe bozuluyor keyfi ara yerde sözsüzlüğün
ilk huzursuzluğum vuruyor gün ışığına paslanıyor gölge




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.