uzak ışıklara yakın rüzgarlardık soneli
gülüşün dize dize dökülürdü soframıza
titrek öpüşürdük düşlerimizde saralı
kıvılcımlı yıldızlar işlerdi kanımıza
üzerimde yağmurlu dağ ağırlığı
akşamın dili uymuyor üzerime
sensizliğe alışırım diye korkuyorum
şarkı söylemekten
gözlerimin canevinde saklıyorum gülüşünü
ve bil ki deniz kızı saçlım
ara rengiydim bütünselliğinin
o yoksa ruhun mu? ...
ara rengiydim ara
siyahın olmadığım için uykusuzum
beyazın olmadığım için sabahsız
tüm ufuklara seni anlattım
bulut düşler ertesi
ötesiydin oysa
gözlerime sığmayan göğün
yüreğim seni tanrıçam bildi
başka sonsuzluk bilmem
gözlerim denize dalmazdı
sabaha karşı ard arda bilmem kaç rüya
dalga sesleri keserdi sesimi
sabah sabahlığından utanırdı
uyandırdığı için denizin yalan mavisini
son sıcağında bir ara zamanın
ölüm de hesap hatası yapar diyerek
sarılıp duruyor da ağaçlara
sonuçta ara zamanda...
yanlış bir ezgiye düştü
bulvarlar boyu yalnızım sarışın bir hüzünle
ben unuttuğun şiir ellerde emanet nergis yoksunu
fesleğenler açar sen giderdin yarım bir hüzünle
hayallerimin direğiydi tutamın
geçtiğin yol
dokunduğun toz zerresi
yamacında öfke dağlarımın
umut dolu bebecikler eğleşir durur
ve gidişinle sel götürür
güneş artıkları yanağıma düşende
haftanın bütün günleri can pazarı
kan pazarlığı pencerenin buğusuyla
dışarda sen yoksan içerde ben varım
içerde sen varsan dışarda ben kaşkolu
kömür gözlü kapınızın kardan adamlı
kent yakışmıyor sensizliğime
gece daha çok olmalı
örtmeliyim üstünü hüznümün
yıldızlarla delik deşik
aklımda düğümlenen gözlerini
hiçbir sabah açsın istemiyorum




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.