sokak tortusu kalmış ağzımda
kalmak sokakta tortulaşmış
kalbimde demlediğim çayın buğusu
hem içeride hem dışarıda
gözlerimi her kırpışımda...
hasretim memedin anası yanmışım zeynebe
yüzyıllık çınar ayrılık
üstüm başım ağıt sıla
zaman harici herşey kâfiydi
aramak ve savrulmaktı sanki tabiat ana
şimdi ne zaman ne tabiat ana
hiçbir şeyi aramaz oldu özlemi aşmak
sen beni aştın ben seni özlem hepimizi
sonuçta aşmak bile anlamsızlaştı
oturduğun yer boşlukta
güz türküleriyle dağlanır
bir tek soylu yalnızlıkta
kar gibi sessiz ağlanır...
kimseler yoktu çoşkulu suskuda
ramak kaldı
tadına varacağım o sabah ışığına varmaya
sen bunu gecenin davetsiz misafirliği sanacaksın
bakışlarımın kıskacında
başında kavak yelleri esecek
ağlayacaksın
Rastlantı
maviler kirlenmiş
mavi bir kirlilik ihanet
iklimler kaçak
sonbahar son
seni yazmaya göreyim
huysuz harflerim
gözlerinin çağla tatlısı sesinde
hatmettim yaşamayı
kına sadeliği güzelim
bil ki tek yüküm gökkuşağı edalı uzaklığına
puslu yaralarıma dokunamadın ya
uğultulu bir sis sinsice eskitir yüzümü
sen bana bakarak kirlettin kendini
aynada benim öğrendiğimi
unuttun sen gerçekte
Pembe Gözyaşlarımın Çocuk Ruhu
her güne yeniden anlatırım
sabahsızlık yoksul uğultusudur sensizliğin
yeni bir söylemim yok
tüm ifadesizliğimdir aşkı zamanla ciltlemek
hayali yollar çizerken
dolmuş müziğinin en arka koltuğunda
bütün ipler boşanıyor ellerimden
bozuk para cebime bile sığmıyor
herşeyin bitmişliği
pembe ışıklı geniş yataklı odalarda




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.