soğuk odalarda üzerine yorgan çekilmiş gibi
gelir aklıma
ellerime dolanan saçların
çamurlu dalgalar kıyıya mı vurdu yoksa
rüyalarını
böyle yüreğimin her atışına takılıp duruyor gelişin
sokak söylenceleriyleyim
duru yalnızlıklara zamansız
kısaydı her şey
yağmurdaki gölgeyi uzattım bir
sözlerini ezberleyemediğim şarkıyı bir de
yaz kumruları olurdu bazen
yaz başlangıçları da kırılır
üstelik uzaklaşır da isteğin
ağaç gölgelerinden...
semt pazarlarında hayat telaşı
durmaksızın ağlamaklı gelir
"Seni sevmemişim doğrusu
Ömrü unutma arası vermişim yalanlarıma
Durak koymak istemişim
Yaz yalnızlıklarımın üzerine
Kalabalık şehirlerden kurtarıp umutlarımı
Kasaba mezarlıklarında
Sabah ekmeğiydi saçların
Gözyaşlarımın tuzuyla katıkladığım
Otobüsün camlarında kalan gülüşüne
yazdığım
Bir ayrılık türküsüydün
Kimseye söyleyemediğim
kırağılanırdı serseriliğim uzaklaşırdım dünyaya
göz gözü görmezlikte attığım her adım yağmur vurgunu
kumar oynarken kuzey rüzgarlarıyla bıldırcın sürüleri
elimi attığım karanlığın ortasında yalnızlığın saçları
karadeniz tehditkar
kumsalları sinsi bataklıklar gibi sessiz
bir dünya savaşı görmüş sokağın loşluğu
kıtlıktan çıkamamış ağacın cansız yaprakları
ve kıyım kurbanı çocuğun kötürümlüğü
öncesi ve sonrasıyla tarihi unutmamaktır
gün ışığının doğuşuna sevinmek
birgün geleceğini düşünerek
düş kırığı bir sesti
mavi sandığı bir geçmişten ak denizli
sonra o akşamı beklemeler yığını
sırf ölüm için müzmin bekar
daima üst üste uzaklara dalgın
yalnızlığı denizin parmak uçlarına tutkunluğundan...
hasta bir eylülden birlikte mi döküldüydük
lirik o ikinci sensizliği mi özlüyordum
kuşlar kışa vardılar bu ikircikle
sokağımın yağmuru da dindi
her şeyi hiçbir şeyle aralıyorum
hoşçakal çiçekli o gece
kırlangıç zamanıyla gittin
iyimser aydınlıkların yüzü asık
ağırdan alıyorum yaşamayı
ayakta kalmaya çalışırken
uçurtma boylu kollarımı açmışlığım
sana




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.