ıslaktı haziran ağaçlar utangaç
ellerimizde yitip gittiğimiz
ellerimizde kendimize ihanetimiz
biz birbirimizi değil
sevdik hayalsizliklerimizi
Sulu Gözlü Yoldaş...
...soğuklarla baş edemeyen saçların
dumanlı dudaklarına selam çakar gibi alnında
cebinde taşıdığın matbaa kokulu umudunu
acele sözlerle serdim yollarına
hece hece\ sönmeyen yıldızımı
sen evrene bir ece bana sissiz ülkü
duraksız tren bitmeyecek tek öykü
kalemim bir seni bilir eksiksiz
sokağın tadındaydın
naftalinli sandıklarda
nisan iyimserliklerinde
gözlerime çektiğim
düş yazı perdelerinde
serin mavi uzaklıklarıysa
uzak kervan gözlüm
neyin yakın ki
uzak imkansızlığından başka
düşkünlüğümün nedeni
güneşten soyunmuşluğum
saçlarımdan akan çile pınarım
en mahzun haliyle
zaman sızar ya yaprakların arasından
dudaklarımın arasında gizlediğim
bu ilk ve son hecede
sessizliğin soluyacak da
kekre gün parçacıkları doluşacak
kumral susuşluyduk yedi iklime namzet
ağır iç kanamalarından geçerken iç kentlerimiz
umut büyüttük elma kokulu ağzında baharın
uzun bir geçiş dönemiydik
bir yarımız hep yaz korkulu
maviye dalan noktanın
"Dudaklarını uzattığın kıyıdan
Gölgem geçerdi
bıldırcınlar en yorgun mevsiminde
Kaprisli ay ışığında hop ederdi yüreğin
Yalnızlığa korkak
Eve dönme vaktine yakın
tanımsız eğri büğrü görüntüdür leylaksızlığın
ben her yanımla tanınmış katiliyim kavuşmaların
tüm mutluluklar kan rengi
uğultusu durmaz uykusuz sokulgan dökülen
bari derim gece daha gelmesin ölüm atakta
kılıç kınına küskün yüreğimde
otlar kokmadan gel
kırağı düşmeden
sabah mahmuru yapraklara
gece nazlanmadan
gök
mavisiyle gülümsemeden




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.