1.
tüm ayrılıkların sonunda tek o aynı
annemin saç tellerine sığınır korkularım
yoksul ve yoksun kışlarda ağlar gibi çaresiz...
tanımamışım ellerinin
yüzüne ihanetini
yüz çizgilerin silindi bu gece
şehla bakışlarının ardında sakladığın
palyaço renkli şeker jelatinlerinde
bir yalandın siyah serpiştirmeli
yorulmakla cezalıdır ömür
yağmur ikindisinde gökkuşağı aramadıysa
rastgele camlarda
neşesi bilincinin
klasik gezintiler sevilerek
sallanır ya şehir
bütün martıları izlemeyi bırakmıştım ki
deniz kaçtı gözüme
yalnızlığım rıhtımları tanıdı ya
sessizliğim kan revan
bir matah sandım temmuz sıcağını yenmeyi
mavide arandığım aptal teselliyle
tarumar dallarım budaklarım
okyanus suyunda penguen gülüşü dudağının bakışı
baktığın uzaklarda yakınım sana ne çok çoğul
yalnızlık çekip gidecek bir gün
ve biz yaşayacağız en son ayrılığımızı
tereddütsüz olmalı tebessüm aykırılığında derinliğinin
ucu ucuna yaşandı her şey
söz de yitti
bakışlarda kalır bu dem
çırıl çıplak bir ağlamakta...
öğlen sonu güneşinde seni özlemek
çünkü ehlileşmiş bir yabancıyım tanıdık bildik kentlerine soluğunun
çünkü nedensiz üstünü örttüğün küçük bir zaafım var kızgın hoyrat
niçinlerimi attım gözlerimin elverdiğince ufuksuz kuyusunda bakışlarının
rüzgarlarımda rüzgarlarınla üşümek bu mu söylesen diye ses ediyorum
yaşanmışlık bu mu üzüntülü edalarıyla jilet kesikleri yürekte derin kırılma
sevdiğin yıldız tozlarınca yolların kesişmişliğinde günbatışı gururudur sırat
ömrümü boşluğuna harcıyorum
sensiz bütün sevişmelerim detone
kendime olan saygım...
yüreğimdeki yalancı puttu yıktığım
sadece sen olduğunu dokunduğum herşeyin
söylediğimde doğru solfejli
çığlığının yankısı
şah damarımın üzerine çöken kabus
seni erteledim ve ömrüm bitti
bir daha hiç şiir yazmamak gibi ölmek
çileli bir gülüş öyküsü bu
sonbahara yakalanan bir göç öyküsü
çocuk! baksana!
serçeler su içiyor
'hey, sev! ' der gibi...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.