kirli bir üzüntüydü bulutlar
yağmursa nedensizim gizli
hüznüm mevsimleri ağırlar
saçlarımda nedense içli içli
şen susar patırtılı kanardık
şüphesiz bir ikindiyle çöktü soğuklar
aramızda yağmurdan kesin bir çizgi
kokusuz akşamlara doğru bir son anı
sarımtrak ağrılarla çıkıp giderken yaz
uzak tepelerde rüzgarın uğultusu yakınlaşır
kamaşır
adı konmamıştı güzelliğinin o her adın başlangıcı
tutkusu içine kapanık gece yolculuğu tadı
akşamlar hem böyle bir de etine dolgun olunca
düşlemeye doyamıyorum saç uçlarının kendi halindeliğini
ben bir türk ozanıyım dağ başlarına alışkın
yufka yürekli yol tozu isyanı şehirlere
ilk akşamı sevdim bugün
bir cadde ortasında ağırdan
sevmek aceleye gelmezmiş
sevmek ilk akşamı beklemekmiş
ve en sancılı kuşkuda bile
atıvermekmiş soluğu soluksuzluğa
paylaştığımız ekmekti sokakların uğultusu
arkadaşlarımın ölümü gibi gelişinin düşünceli çıkmazları
bu akım bitmez çoğaldıkça çoğalttıkça beraber iğneden ipliğe
seninim işte
sev beni hadi ben yapı işçisinin elleri
bağlıyım üretmekten yana
I.
bir rüyayı bölüştüğümüzü sanarak bekledik ilk akşamı
en çok bulutlardan dem vurduk ya hani
ömrü anımsatan kederli geçişlerini
1.
içleri ışık dolu evlerden bak mutsuzluğuma
beni değil akşamı hatırla
sesimi değil son adımımın gürültüsünü duy
arada kalır gitmek de
düş öncesi sıkıntılardan ötede durur
el ele iki yakalanma sonrasına unutkan
ve
güneş bir sokağın sessizliğine eş
sensizliğime yakıştır beni
bu akşamdı her akşam
alaturka ölmüştük
yapraklar bizim içindi
ağaçlar bizim için koruyorlardı
sokakların yoksulluğunu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.