kollarım gecikmiş yağmurlara sarılınca
anladım bittiğini çocukluğun
sen kısacık yollara yolculuklara teslim
ama ben hala çocuğum yolları düşünmeyecek kadar
kenarda kalmış bir şımarıklık düşkünlüğü bu
uzun süreli uzak arkadaşlıkların ötesinde
suya damlamış düşüncede
sessizliğini bozuyor iç ritminin
bir konçertoya isim vermek istiyor
dağlara sarılmış göller buluyor
kız böceği kanatlı ilk yazlarda
kabuğu yarılmış toprağın iç kokusu
sokak karanlığında unuttum
bana bakar gibi sarıldığını
kendi sessizliğine...
aramıza herhangi bir gece girdi
hiçbir bulut öyküsü yaratamadık
çocuk bakışlarına mağlup ummanlarda
yalnızlık şarkılarına tav olduk
kirpiklerimizde her kare
darağacı uzan uzanabildiğin kadar
hiçbir ikindi hiçbir yağmuru beklemeden
içti bulutların kanını yeryüzü
bana tam bakışlarına güvenirim
bu yüzden aşığım ya
sana aşık oluşuma
gocunmuyorum da seni aştığım için
seni aşarak aşılmamayı öğrendim
sıkı duramayan yol kesişmelerine özgü
çarp kalbim
anılarımdan bir türkü seç
çarp 'onu' sevmeye hazırlıklı
geçinir durur
sırdaş hüzünlerimle yamaladığım
kendi kanımda boğuluyorum
kıtlığında yakınlaşma anı sözcüklerinin
kanımdaki ekmekte gözlerinden öte
çaresiz
ve ağustos acısı sular gibi
ılık bakışlarının rengi
temmuza açılır pamuksu bulutlar
bir adam sinirli elinde çantası
küfürlü konuşması sıcaktan mı ne
karşıdan karşıya geçen çocuk
kendini balık zannediyor




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.