yağmura söyleme yalnız sana ağladığımı
kıskanmasın
ıslanmaktan korkmuyorum
sensizlikten utanıyorum
göz pınarlarımın denizidir seni özlemek
yağmur göz yaşlarımı yıkıyor
sırada aşk var ben kıldan ince kılıçtan keskin
yaşadığım ölümlere say bana zorunluluğunu
doyulmadı hiçbirşeye doyulmaz da aç gözlerini
herşeyin bir sonu var yok bizim acılarımızın
aynı yerde yakalanmaktır aşk ansızlığa
akıl kalkan yürekler hazırlıksız sınırsızlığa
solsun istedin soluğu yastığımın
çarşafımda kahverengi bakan pardesün yok
en küçüğünden en büyüğüne korkularını
yükleyince yalnızlığımın sırtına
kendine samimiyetinden kuşkulu
bir köy ıssızlığı çöreklenir koynuma
çocuk bakışlarına mağlup ummanlarda
yalnızlık şarkılarına tav olduk
kirpiklerimizde her kare
darağacı uzan uzanabildiğin kadar
hiçbir ikindi hiçbir yağmuru beklemeden
içti bulutların kanını yeryüzü
bana tam bakışlarına güvenirim
bu yüzden aşığım ya
sana aşık oluşuma
gocunmuyorum da seni aştığım için
seni aşarak aşılmamayı öğrendim
sıkı duramayan yol kesişmelerine özgü
çarp kalbim
anılarımdan bir türkü seç
çarp 'onu' sevmeye hazırlıklı
geçinir durur
sırdaş hüzünlerimle yamaladığım
kollarım gecikmiş yağmurlara sarılınca
anladım bittiğini çocukluğun
sen kısacık yollara yolculuklara teslim
ama ben hala çocuğum yolları düşünmeyecek kadar
kenarda kalmış bir şımarıklık düşkünlüğü bu
uzun süreli uzak arkadaşlıkların ötesinde
Sessizliği herkese açık
Bulutlarını izleten bir öğlende
Toprağa sarılası geçiyor içinden
Ortaçağını aşıyor hüznünün
Fikrinin kekre korkusundan başka
Kimin adını söyleseler aklındaki hep aynı
Mavisiz gürültülerle yoruldu aklımdaki kuş
Beyaz iklimleri yok oldu rüzgarlarımın
İlkyaz bekleyen çocuklarım terk edildi
Kirli denizlere eli mahkum ufuklarla
Oyaladığım yalnızlığımı
Korkularına adadım
yolları satır bildim
menziller yetmedi seni anlatmaya
göç zamanlı şiirlerde kaldı aklım
ayrılık denen çizgiden ötede
kendim...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.