hiç düşünme güncel suçlarımı
endişelenme yağmuru severek
damla damla ağaran çile benim
yıllarımı sensiz sıkıntıya sokarak
an be an çoğalan sıla benim
kısa müzik ömrü geceye doğru
sahibinden ayrılmış üşüme çilesi anımsadığın
ve kurtulamadığın...
aslında hiç senli olamasam da
uzağım bencilliğe
dışardan üzerime ellerini uzatmışsın bir de
uykumdan tutup bastırıyorsun en karanlık yerine
başka bir şey bulamıyorum susmaktan başka
bütün bir ömrü özetlemeye yeteneksizim
belki diyorum tanıdık birilerini görürüm
bu rüya başkasının adına
zaman ılık ılık salınır rüzgarda
en büyük acıdır kalmak kargaşada iki arada bir derede
ayaklarım suya erer yüzüme kapandığında kapılar
aşkın olmaz tersi düzü biçimi sınırı
mutluluk evrensel aptallıktır akışına kapıldıysa hayat
bilge dalgalarda boğulmak en içten ve ağlamaksız
nasıl bir doğa gibi uyanırsın içimde
kirpiklerim güneşe ömür tavizi açılır
kedisiz sokaklar gibi o ağlama histerisinde
kimseye yazılıp söylenmemiş bir adada
bir bir sayıp da ellerine yakıştıramadığım
kuşlar bile geçmez aklımın ucundan...
kaybettiğim arkadaşlarımda solgun bir fermandı ömür
donmuş kan karasıydı geceler hep ağustos kararsızlığı
eylülde ayrılırdık hep daha bir dürüst olurdu ağaçlar
dünyaya sorumluyduk sanki kendimizden öte
ayrılıktan yana herşey ölüm tarafsızlığı
kavşaksız sevmeyi öğrenince
adsız ağlamaya da razı yürüyüşüm
uyuşuk ağaç tortuları paçalarımda
seni sevişimi tatsın diye
sular topladım
yedi iklim köklerine
soğuktum
zaman kadar evimdi akşam
müziksiz
sensizliğin huysuz çıtırtısı kıskanç
sessizlikse çekemez hiçbir paylaşılmazlığı
ince




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.