Sen vicdanıydın uçurumlar aynası yalnızlığımın
Güz yaprakları durularken düşlerim başka bambaşka bir bahara
Sen merhametiydin yol yolak bilmeyen en yabancıya yakınlığımın
Her anıyla yeni bir yolcu uğurlarken umutlarım
Başka bambaşka bir zamana...
Ilk akşam Çayı ısrarcı
Eskilerden gidiyor bugün kuş ses Sancı da
Bir sonraya ara vermiş gibi uykuluyuz
Çocuğumuz kuşkusuz yaza ve gölgeye
Hiçbir ayrıntıyı kaçırmamış gibi huzurluyuz
Birgünümüzü yaşamamış kim varsa
ıslak bir akşamdan başladı ayrılığımız
ben sıkıcı yazlarda kaybolmayı seçtim
sen yağmura teslim bir kör noktada tek
seni böyle anımsamanın bir adı olsun isterdim
yaralı göz kırpışlarına benden bir yirmi yıllık
sayrılı sesine yirmi beş yıllık daha
ilk tınısında sevdiğim ağacı unutmadım
bir de ışık salkımını sana sunamadığım
ve okaliptuslu güneşin gidişini...
annem hâlâ akşama tedirgindi
ömür de bulvar düşkünü
Bir Ümit
yeni bir gençlik tanımıydı gece
kapıma yabancı bir yağmurda...
sen düşlerin ortasında
ben kıyısında bütün ortaların
sevmek bu delicesine...
her şeydeki bir eksik
her eksikteki bir fazla
sözlerin ilgi alanımda ölümcül kelebek uçarı
bugünün diliyle anlatamam elverişli acılarımın yetersizliğini
gerçeğin izlerini aramak tanımaktır seni
ilk sayfam canevim adamakıllı özeniyorum mucize çığır açan ömrümüzle
imlası bozuk silinmişliğimize
yağ tenekelerinden bozma saksılarda
süs biberleriyle ırgalanırken mütevazi tebessümler
akşam nasıl da tatlı çökerdi iyimserliklere
hiç girilmeyen
ömürlük dostluklara saklı
odalara sarılan meraklarla
azımsama geniş ferah neonlarını
akşamın döllenme saati geldiyse
ışıksız düşlerimle
ömrümü gölgelediğine say
yırtarak sayfalarını
benimle sandığının
sarı günler ertesi azalır
içine leylak gömülü ömür....
içimde parçalanan şiiri bi gözden geçir
bu dünya keşmekeş
öylesine sıradan bir gün




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.