içimden yokuşlar yürümek geçer
kirli bir arada kalmak duygusunda atlı
boşa giden bir bardak sudan sonra
ölmek istemek sıkısı gibi
seni bulamamak...
yaz boğucu kimsesizliğinden sıyrılsaydı
bizde kalmazdı ağır hüznü
tüm bırakılmışlıkların
balkona çıkmaya üşenir sıkıntım
apartman girişlerine serinlik çökenedek
açılmaz gözlerim...
kül tükendi
yanmak nasıldı unuttum
yedi dağı aşmışım
yaz sanki boşa gitti
tutar sıkılmayı da özlerim şimdi
her şey en başa dönsün ısrarıyla
kederin noktası yok yüzü hayalsiz
heyecanım tozlu köy yolu
bil ki bu vefa ardından düşmeyecek
gökyüzü ayrılışımız gibi harfsiz
çalkantım kırpışındı beni aklından
ay kurtuldu elimden...
yağmurlu sessizliğinle bekliyorum
şiir akşamlarında anladım hayatı
şehir susmuş sadece ben ağlıyorum
yaktığım sokaklarda ayrılığımın sonatı
semt pazarlarına benziyor kahkaha atışım
doğal ve çok sesli
senin var olduğunu düşlerken
dişlerken ümitsizliği
imkansızın sözlük anlamlarından ötesini
ayrılık benim bir özetim
Ayrılık
Yaşamak için
Kendine ihanet etmektir
Eski sinema seslerinden
Artakalan bir hüzünde
Caddelerde kendi içine gömülmek
sabah kokuluyken
anlamini çocukluğundan getir
korkuluğuyum bu akşam da
seni sonlara taşıyacak göçlerin
adımın içinde seni sonsuz yaşatmak
yağmuru en çok sana benzetmekle hükümlü
soluk aldığın yerde kaldı güneş
toprak yolun taşlarıyla dertleşti terim
özlem yitik birgüne gizledi anlamını
ılık bir yağmurdu kokusunu yorumlayamadım
zamana kafiyeli bir uzaklıkla anılaşıyorsun ya bir de
ömrü değişik adsızlıklarla geçiriyor göğüm...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.