şüphesiz bir ikindiyle çöktü soğuklar
aramızda yağmurdan kesin bir çizgi
kokusuz akşamlara doğru bir son anı
sarımtrak ağrılarla çıkıp giderken yaz
uzak tepelerde rüzgarın uğultusu yakınlaşır
kamaşır
ilk akşamı sevdim bugün
bir cadde ortasında ağırdan
sevmek aceleye gelmezmiş
sevmek ilk akşamı beklemekmiş
ve en sancılı kuşkuda bile
atıvermekmiş soluğu soluksuzluğa
paylaştığımız ekmekti sokakların uğultusu
arkadaşlarımın ölümü gibi gelişinin düşünceli çıkmazları
bu akım bitmez çoğaldıkça çoğalttıkça beraber iğneden ipliğe
seninim işte
sev beni hadi ben yapı işçisinin elleri
bağlıyım üretmekten yana
pişmanlığını anladım
tabi ki gözlerinin yan anlamlarını da dahil ederek
ardımdaki sözcüklerinin dipsiz kuyusuna
anladım pişmanlığını
hayalperest konuşkanlığımla yürümezdi
kısmak doğum çığlığını
E Antidiyalektik
gece emziriyor acılarımı
mehtaba açılan bir odadır düşlemek seni
yaz geliyordu zamanlaşamadık
süreğenleşememiştik
bu akşamdı her akşam
alaturka ölmüştük
yapraklar bizim içindi
ağaçlar bizim için koruyorlardı
sokakların yoksulluğunu
yağmurun dili sürçünce
yakalandim ya kirpiklerinin ucuna
herhangi bir balkonda herhangi bir bakmanı
borçlusun iç sızımın gitmek niyetine...
aklımdaki fotoğraf kesiğinden
öptüm gülüşünün içeriğini
yaz değdiğiydi ellerime
bahar bulaştıydı dudaklarıma
kıyılarında yürüdüydüm gönül ummanının
ayağım kaydıydı düştüydüydüm
engin yamaçlarından arzulu seslenişlerinin
daha yeni çekti ağlarını sudan balıkçı
sazlıklarda çocuklar kurbağa peşinde
hayat hep böyle kendi halinde diye düşünür
E bu salonda yok artık boşluğu bakıyor gözlerimin nihayetine
alev aldım saçlarının yalazından
biliyorum yakınmak anlamsız
nefesini tut huysuzum
ışığıma hayat verenim




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.