dalgınlığının kılcal damarlarıyla
kesildi temmuz öğleninin bilekleri
kollarından tutup bütün yaz düşlerini
sermek isterdim mahmur gözlerinin dibine...
koyu dokunaklı bakışlarınla sırtımda dünya
üşümekten ağlardık
sen dalları çıplak ağaçlara sarılırdın
ben senin o yokluğa sarılma samimiyetine
sen dumanlı akşam kokularına mecbur
yoksunluğumun çiçeği
tüm çizgilerimin üstünü çizdim
mevsim 'çamurlarında'
bir senin zinciri bozuk bisikletin
bir de benim yeşil tabanlılarımın zavallı bağcıkları
dolanır kalır
anımsayışlarımın ağlarına takılır
bitik
Mahalle Ayarlı
Yüreğim mahalleye ayarlı
Sesinin uğultusu saçlarımda
Şose kokusuyla yürümeye alışkın ayaklarımla
Yağmurlarım eskidi
Gözlerinle yeni bir taksim geç
Ömrüm yıldızsız bir kuraklıkta
Her sabah içimden geçirdiğim şarkı bitmeden
Yeni bir yola hazırla heveslerimi
Çocukların sayıklama vakti
gün geçer
anlık yitimlerde sarsılır gönencin tutkulu perçemi
ağaçlarda sallanır yapraklar her dem
çocuklukta
güneşli sabahlar yaşanır nedense
terkedilmiş diyarların loş kalabalığıdır sensizlik
gençliğimin hikayesi suyun akışı kendince
başardığım ayrılıklarda ödülüm sensizlik
sen yolların sonu kapanışı tüm kapıların
başımı kaldırıp şöyle bir göğe deyince
seyrine doyamadığım o mavi sessizlik
enginlerde turna çığrışı olduğumda yarın
yan bakışlı yeni apartman
karşımda sen
daha karşıda o
ev yeni boya kokulu
etrafımız kirli bulvarlı
şiir bozulmasın diye
ağaçları saymakla bitmez yol
yağmurun dinlemediği gibi baharı
mutsuzluğa bahane gerek
sana rağmen ve senin kadar
sensiz gittim sensizliğe
gül dalı öyle masum değildi
sen olmayınca parmaklarımın ucunda
iç baharlı bir gelecekteydi beklentilerim
ağlamaklı
anlamazlığa vuruldukça gönül cefası
ve kısık sesli bir özlemdi aynı ezgiye takılmak




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.