her şeyi bırak bir kez olsun yüzüme bak
seyreyle kıyamet öykülerimin sensizliğini
son kozunu oynayan akşam üzerinin sarhoşluğudur her aşk
ve ölüm panayırları kurulur her dem her haziran sen günceme
kırgın pazartesilerde
kapılar sevmez açılmayı
parklarda ağaçlar inadına sevişken ve alaycı
komşu yakınlıklarıyla bulanır yalnızlık
suya taş atınca çıkan sesle avunmak gibidir
uzaklığınla yüzleşmek...
bulutların sunusuydu
çiçek tarhlarının üzerine
saçların dolansın diye anılarıma
terli alnından yeryüzüne
nokta nokta
bu noktasizlıkta...
kırmızı yoruldu gülde
ellerimde solan bu kimsesizlik
eski bir şarkıyı andırıyor seni
yükseklerini unutmuş bir kartalın
kanadında kanıyorum
uzaklara dargın...
Yüzün:
Bir yaz eğlencesinden çocuk
Sokakları yarım çizgilerle dün
Üzeri umutlarla örtülü bir ayrılık
Çözülecek bir soru...
yaz biter
kış da biter
ardından güz
ardından ilkyaz
bitmek bitmez ama...
uzak ışıklara yakın rüzgarlardık soneli
gülüşün dize dize dökülürdü soframıza
titrek öpüşürdük düşlerimizde saralı
kıvılcımlı yıldızlar işlerdi kanımıza
üzerimde yağmurlu dağ ağırlığı
akşamın dili uymuyor üzerime
sensizliğe alışırım diye korkuyorum
şarkı söylemekten
gözlerimin canevinde saklıyorum gülüşünü
ve bil ki deniz kızı saçlım
ara rengiydim bütünselliğinin
o yoksa ruhun mu? ...
ara rengiydim ara
siyahın olmadığım için uykusuzum
beyazın olmadığım için sabahsız
tüm ufuklara seni anlattım
bulut düşler ertesi
ötesiydin oysa
gözlerime sığmayan göğün
yüreğim seni tanrıçam bildi
başka sonsuzluk bilmem




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.