gün batımı kışkırtınca yolları
ellerim ceplerime sığınır
gövdem ceketime
gözlerim karanlığa
sığmaz yüreğim dünyaya
yapma dedim etme dedim gölgeler sustu
bir sen susmadın içimde gülüşünle titrek
bana bıraktığın boyunca sisti pustu
maziyi şaşkın ararım yalnız kırgın ürkek
okyanus aşan yelkenli gibi tanımam durak liman
çocukluğunu hatırlamak istiyorsan eski şarkıları dinle
sen benim hem çocukluğum hem eski aşkımsın
şarkılarının yerine beni koy
ya da şarkılar benim yerime geçsin
ben nereye baksam hep aynı intizar
gövdemden budamışlar seni
Her Türlü
kıraç toprağını da seviyorum
yaban otlarını da
seni düşünmenin...
ağlamanın sırası olmayacak ömürde
suyu paylaştığımızda avuçlarımızla...
öğlen sonu güneşinin düştüğü bir kentte
sessiz bir sokakta düşünmüştüm kavuşmamızı...
seni sevmek yetmiyordu göğe bakmama
seninle paylaşmalıydık gölgesini bulutların
kavak ağaçlarının hışırtısı olmalıydı yatak odamız
duraklarımız meraklı gözlerle eve gidişimizi gözlerken
bütün yakın anlamların son yolcusu biz olmalıydık
iç çekişimizin uzaklarındaki toprak yüzlü çarşılarında dolaşabilmek için
Görünmez Adam Çarli...
bunaltıcı ağustosların arka balkonu
bir de incirin parmaklarıyla yan pencerede ilk akşam özlemli
1.
saçlarımda barut kokusu
yüzümde kan
annemin kaybolduğu sokağa
yumulu kirpiklerim
gece korktu ayrılığımdan
aykırı
ev demek aklımda oluşundu
aklımdaki sene kiracıyım canımla
ve an an parça parça
bana baktığın zamandır hayat
Bir karga bir martı bir karga bir Mart'ı
Çınarlar rüzgarla kırıştırmak için sırada yaprak yaprağa
Kimbilir neler dönüyor aydınlık Temmuza inat
İçleri karanlık odalarda
Yazayım da çıksın foyaları ortaya
Küçücük bir pencere altı bahçesi gibi




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.