Kağan İşçen Şiirleri - Şair Kağan İşçen

Kağan İşçen

yüreğimin kilerinden deniz aşırı bir susku
taşıdım bıraktım ayaklarının önüne
anlamsızlığımızı düşün
ve zamandan kaçışımızı
soluk soluğa
ucu ucuna

Devamını Oku
Kağan İşçen

iş dönüşü karşılaşırdık
beklemekler giyerdin renk renk umut
kırmızı cüzdanında büyük zenginlik inci dişli
işe koyulduğunda evinin kadını hamarat güzellikli
bekçi baban kör ananla gurur duyardın
evin asıl anası babası senin ellerin yıpranık

Devamını Oku
Kağan İşçen

kısa yol peyzajlarıyla geçiyor ömür
ağaçlar aheste hışırtılı yarenlikli
güneş yemiş yüzlerle vuruluyorum insana
su zerrecikleri şavkıyor çimlerden içime
karanlığım yok yüzüne sür isterim yüreğimi

Devamını Oku
Kağan İşçen

anadolu gibi durur kalbimde yerin
sen yoksun belki yavru kuş ağzı gülüşünle
ama yerin kalbimde öyle nahoş bekler ki
en sevdiğim ağacı kendi kendime anlatmamı
sana uzaklığıyla çerçeveleri boğazıma sarılan
pencerenin tam karşısındaki yavru palamutun

Devamını Oku
Kağan İşçen

Zifiri

uykusuz kaldım gece öyle bir fallik ki
aklımı başlımdan alıyor karanlığın
al benili unutturması çoğulluğu

Devamını Oku
Kağan İşçen

sakinleşir ay ışığına bakışlarım
ipek yumuşaklığında bir karanlıkta
yüzümde iki yalnızlık metni gibi
arayan bakışlarımın sonrasızlığı

kestane şekeri renginde gelir güz

Devamını Oku
Kağan İşçen

özlemler taşıyor gözlerimden
iyi niyetlerimle senleşmeyi bırakalı çok oldu
yüzünün anlamı firuze
yakındığım ustalığın ölmekle eş anlamlı
intihar bahçesinde cinnetsizbir sadeliktin
sen

Devamını Oku
Kağan İşçen

çürüyünce zamanın kıskacı küllenir hazan ışıkları
yarıştığım bir kendim varım artık ulaşmakta ulaşılmazlara
tanımıyorum diri yüzünü akşamların akşamlar tabutu sokakların
inancımda serüveni kaldırımların tınısız adımlarımla...

yalnızlığımın iştahını kabartınca

Devamını Oku
Kağan İşçen

çok tuhaf bir adam bir çocuk parkında
kalbinin sana atışından vuruldu
ağaç dallarından kaçıştı kuşçağızlar
o sahneyi gözlerimde sakladım
alasın yüreğine çivileyesin diye
özlemin ne olduğunu

Devamını Oku
Kağan İşçen

serçeleri göç ettirir yollarımızın ayrılığı
rakseder pamuk ipliğine bağlı ardına kara perde çekilmiş gökyüzünün deli çalkantısı sokaklar sana suskun
ben noktasız harf sen harfsiz nokta
köy yolu ıssızlığı bol yıldızlı sevişmenin kokusu adınla
ay esir akşamlara nasılsa olsun gelsin sensizliğin karanlık oynaşısı damarlarımda can bulsun ey yar
varlığından geçtim yokluğuna adadım çoraklaşmış çılgınlık güncemi

Devamını Oku