gün bitimi anı sessizliğini kaçırmadan
söylence koyuluğunda bir şey anlatacağım sana
anlamadığına yorduğumu uyuşuk teninde rüzgarın
sarsılan yollardı yüreğimden geçen
körpe yorgunluklar aştım uğruna...
kent yalnız ikimizin
ağırlaşırken akşamın alacası
mayısta arsız bu serinlik
kısa yolculuğumuzdan
çocukluğumuzun kallavi yağmurlarından kalma
ve zaman tiz sesli içeriğiyle ağlattı şarkımızı
Galiba yol almak zamanı geldi yitikler diyarından
İsmine görülmeyen tutulmayan her köşede rastlayacağım
Tandırda ekmek pişiren eller kadar dudak bükeceğim toz duman
Mırıldanıştı sanki koskoca yeminler söz vermeler
Eninde sonunda yeşil sabun kokulu itiraflara kalacak yüreğimiz
gözüm ısırdı güneşi
sana mı benziyordu aydınlık
yoksa yokuş yukarı yürüdüğüm şu sokak mı
ellerimde yağmur çamur umut filesi
gözüm ısırdı güneşi
gülmek miydi bu
sensiz vatanım gurbet...
akıp giderken böyle şairane
susuzluğumuz
uzun kış geceleri gitmek üzere
hangi göç sürüsü getirir ki sana beni
koynumda ilkyaz yağmurları taşıyorum
kanatlı düşlerimle
sadece sana...
ıslansın istiyorum saçların
kar lapalığıydı saçlarımda tomurcuklaşan
tok sesli bir ümit acısı
siluetinle geçen bir liseli günbatımı
yandan ayrık jölelerine daldığım soğuk
kış gecelerini özleyerek
sana hayıflanıyorum...
sığlaştı dudaklarım anmayınca ateşimin gerekçesini
tay acemiliğiyle ani çökerken gece kirli suya
kahkahalarım susar ama ben gülerim
çiçekli bir eylemin soğuk rüzgarı tüner çatılara
ekinler yeşermezse yeşiller ekinleşir üzülme
saralı sevişmeler aydınlık ormanlar doğurur
bu kış bu dayanılmaz
bir damla kan karın üzerinde
korkuyorum kanımın çekilişinden
çekilmez oluyorum kendime
ah bu kış...yıkılmasın diye bu barikat
beyazı nasıl yorumluyorum bilsen
biz birleşsek
hiçbir kent çocukluğuna dönememeye ağlamazdı
içinde oluştuğumuz bu yoksul uçurum
serin bir rüzgarla almazdı ömrümüzü
masumluğunu öne sürerek ölmeyi istemenin




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.