bu sabah her sabahtan daha güzel
ister gözlüğünü çıkar ister kal olduğun gibi
ama bak mutlaka yüzüme
güzelliğinle aydınlansın yüzüm
hiçbir anını kaçırmak istemem bakışının
bilirim
azık ettim hasretimi
bucak bucak devirdim umudumu yarınlara
ağaçlara baktım ölmek istedim ayakta
devrimcidir hayat güneş devirir her gün geceyi
mısra aldım başaklardan öğrendim karşılıksız nasıl sevilir yağmur
ben bugün var yarın yoğum dedim
yazdığım sen değildin bu kupkuru hiçlikte
zamanın sonsuzluğunda hiç açmamış bir gülün
kapısı hiç çalınmamış dingin adresiydi...
yaz rüzgarıyla gelecek belki ölümüm ansızın
en çok yalnız kaldığım bir öğlen sarılığıyla
söylencedir
ulaşamazsın
biter anlam
geride tutkulu yazgı
sanıksız bir cinayettir susmak
zaman en büyük suçtur bu felsefi iklimde
kar gülüşü sıcaklığında bakarım yeni zamanlara
durgun denizlere bakıp gözlerin dalması sevmek
eşiğindeyim bu son rüzgarın
acı ot kokularıyla sessizleşiyor gündüz
sana yenilendim hep bu ana kadar
ilginç fikirler ürettim anılar ötesi
sana değil yeniğim sensizliğe...
ayrılığı seviyorum saadet abla
bana ve aşka talip o sür git güzellik
yenileni yok hüznün yeniden yaratılmışlıkta tutkuyla
anılar çay lekesi değil ki saadet abla kazıyıp gidesin
içimden geçenleri bir allah biliyor
sen misin unutmayı sevmeyen oysa ölmek sadece anılarda kalmak gibi
kitaplar dolusu dünyalar kurdum ikimize
ama sen çizgiler çektiğin yerlere kaçtın
donuk ürperişlerle yorumluyorum artık
cadde boyları kalabalıkların arasından sızışını
bakmaya mecalim kalmazken
yankısız ikindiler çökmüş dudaklarına...
sakın konuştuğumuz yılgınlığa tutunma
bu yol en eski yolumuz
söğüt kokulu
genzimi yakan bir imkansızlık havası
tedirgin gidişlerin kaybolurken yastığımda
nereyi kimi düşünsem




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.