kimi şose kimi ışıksız karanlık
yoksunluğumu yüzüme vurmayan
yağmurla ıslak güneşle aydınlık
akşamları bastığım yeri görmüyorum
bu yağmurlar beni durduramıyacak
her yanım alev her şeyim yanık
küsmüşüm zamana sarı bir bahar pijaması üstümde
ölüm son bir abilik yapsa der güler köprüler yüzüme
köprüler ki karşılıksız severler benim gibi yaşayışını
neyi saklar içine attığın şarkı ağlamasız çocuk ürperişi
gözlerim gölet olur senin rahat balıklarına rengarenk
bulutlarda mayıs kampanası kalbim rezalete alışkın
koştuğum bu susuzluğu anımsayamıyorun
bir adım sonrasında bile acılarımın
yaşlanır zaman
sevgim dışında her şey
ağustos parkları kadar mütevazi ölmeliyim
beni unutmanı gördüm arasız bir yağmurdu
eski çocukluk hastalıklarımı ararken
koyu bir yalnızlıktan gözlerim yeni açık
dünyayaya uzak bir kentte
son paramla bir sinemadan çıkmıştım
sense şimdi bile
ilk akşam serinliğinin serenatında
saçılmıştım acımda
bakımsız bir sokak arasıydı
laf olsun diye umutluydu kış
buzullara batmış yüreğimi
gidişinden kopyalamıştım...
I.
derviş yekinir:
'gözün alabildiği yerde sümüklü çocuklar olmalı
ille yoksullaşmalı diyerek
gün bitimi anı sessizliğini kaçırmadan
söylence koyuluğunda bir şey anlatacağım sana
anlamadığına yorduğumu uyuşuk teninde rüzgarın
sarsılan yollardı yüreğimden geçen
körpe yorgunluklar aştım uğruna...
kent yalnız ikimizin
ağırlaşırken akşamın alacası
mayısta arsız bu serinlik
kısa yolculuğumuzdan
çocukluğumuzun kallavi yağmurlarından kalma
ve zaman tiz sesli içeriğiyle ağlattı şarkımızı
Galiba yol almak zamanı geldi yitikler diyarından
İsmine görülmeyen tutulmayan her köşede rastlayacağım
Tandırda ekmek pişiren eller kadar dudak bükeceğim toz duman
Mırıldanıştı sanki koskoca yeminler söz vermeler
Eninde sonunda yeşil sabun kokulu itiraflara kalacak yüreğimiz
gözüm ısırdı güneşi
sana mı benziyordu aydınlık
yoksa yokuş yukarı yürüdüğüm şu sokak mı
ellerimde yağmur çamur umut filesi
gözüm ısırdı güneşi
gülmek miydi bu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.