tanımıyorum esişini şöyle bir
alev alev üstüme başıma çöküşünü
gökyüzü kederimin inceliğiyledir
anlar beni oracığa masum yıkışını
istanbulda susup seni bekledim
ağzının kıyısında tuttum kendimi
gülmen kalmak istedim soluğunda
fuların küpen rujun...yeryüzü meleğim
her parmağın ayrı bir bulut
yağmur olsun yüreğime ellerin
aklım seni daha büyük bir bereketle sevsin
kibrit kutusunda unutulmuş
barutu seni bekleyen son alev benim
vasati tek yalnızlığım da sensizlik
belki efkarlanır ince ince fikirlerine bir cigara yakarsın diye
yanmayı bekleyen son alev benim
bakışlarım tamamlar güzelliğini
yüzüne bakmazsam eksilir kalmazsın
hayalimle kapamasam eksiğini
yalan olup gideceğine ağlarsın
şimdi savur kekik kokan saçlarını
iyi akşamlar meleğimsin
ateşimin közü
acılarımın sonucu
sokaklar dolusu zenci gülüşü
ölüşümün
senin için bu kuşanmalarım
beni hiçbir yere götür
gereği yok yanlış yere vakitsiz fırtına koparmanın
artık şehirlerde katık değil yalnızlığıma
gözlerim fersiz bir deniz feneri
dudaklarımda sensizliğin yankısı
avuçlarımda çaresizlik mağrur bir ses gibi kırık
ayaklarım dayanmıyor hiçbir çıtırtıya
aklımdakini bölmesin hiçbir eylemi yaşamanın
düş yordamıyla da olsa nefes almamalıyım bu anda
bu anda oh ne feci kardeşliği tüm kıpırtıların
kapı gıcırtıları vahşete açılan sarsaklama cüreti
ikiz yalnızlığımızı
Bıraktığın yağmurla yaşlandı şehir
Balkonlarda esmer iklimi gözlerinin
Yokuş yukarı bir ruzgardı eski
Evler adsız tüm kapılar bizim
Bir akşam ağzı degişik otlar kokuyor
Son gölgeler su içiyor yalnızlığımdan
ağlamaklı hava
caddeler tekrar
yollar aynı
sevmek de yokuş yukarı
ucuz parfüm kışkırtıcılığı
aklımda kalan
kırmızıya değdi kışım tatlı dudağına inat
etrafıma sıçrattığım son akşam hışmıyla
yollarını gözlemliyorum karga şirinliğiyle
anlaşılmak istemiyorum beni anlama olur mu
istersen inanma her taşın altında seni bulduğuma
alışkın değilim




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.