aramızda nasıl bir adsızlıktı bilsen
sen ve diğer tüm adlar karşısındayken
bu yok halimin...
ve adımı kimseye sormaya fırsatım yokken
adını öğrenmekmiş aşk
herkesin ve her şeyin aynılaştığı o andan...
Kitabın sayfasına rüzgar dolunca
Anladım istemeden bittiğini
Başka mevsimleri avutmaya
gitttiğini
Sarhoş bulutlar cahil başımda şımarık
Kendi öyküme izin vermeden zaman
yeni bir tan hazırlanıyor adıma
yüzünde andığım kendi tufanımdan öte
soluksuz bir sona bağdaş kurup
gülüyorum tüm duraklarına ömrün...
uykusu demsiz gecede zor gelir avunmak
I
abartısız hafta sonları
klasik üşümelerle buz rengi soluk
ayak parmaklarımda kanıma aç iğneler ağır
yamalı bohçalardan çıkar gelir ya
kapılar eskir ömürlerimizde
sokak araları yürünmekten
bir de ara sıra göğe takılır gözlerimiz
eskir göğün de anlamı
içinden çıkılmaz bir hal olur anılar
aşınmış sevgiler biriken ömrün son anında
bugün günlerden çay söyledim
keşke ilk defalı pazartesiden çıksam
pencereden dışarısıyla sokak demek aynıydı
içerde annem varken hep ünlüyüm
hamile kediye iyi baktılar
ol gözleri sürmeliyi tanımasam da
yurdumdu baktığım her karmaşada ölüm
hırçın saatlerine yakalandığım akan su gibi
hiç durmadı sıcaklığın avuçlarımda
otları hep saçlarım bildim
bileceğim de
bitsin karmaşa
iyi arkadaşlar bıraktın
sıcağına bir düş öğleninin
sayrılı bir şüpheyle ömrün
göz yumduğun sona yakın
yüreğine yakışan seviler terkisinde
yılkısı zamandan yaralı...
Adı konulmamış dünyalara düştük
Birbirimizden arta kalanımızı
Adlandıramadık
Henüz yaşanmaya başlanmamış
Tüm zamanlara mülteci
bir ayrılık susuyor aramızda
yaz akşamlarına inerdik
son gölgelerle
boğucu hüzünlere teslim olmamak için
kıyısına karanlık bir denizin
ufku yok anılarımızın da
bir ağustos ankarası bulutunu arar gibi




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.