Kanatları buruşuk martı
Gözleri çapaklı vapur
Sabah esintisi yukarlardan
Kimin elleri ceplerindeyse
Aynı ben...
Mavisiz gürültülerle yoruldu aklımdaki kuş
Beyaz iklimleri yok oldu rüzgarlarımın
İlkyaz bekleyen çocuklarım terk edildi...
Kirli denizlere eli mahkum ufuklarla
Oyaladığım yalnızlığımı
Korkularına adadım
1.
Aynı suda en az iki defa boğulur ölür
yanar
acıya köz olur unutkan bir ateşte
seraba baktığımda kırmızı üzülüşün
kahır mıydı cevapsızlığı sorularımın
cevapsız soru yalnızlığı süzülüşün
sen hala çıkmazısın kırılgan yollarımın
yaysız kemandır sensizliğim sessiz
gitmemelisin hiç
eksiksiz kalmalıyım yanında
kıyılarına al beni uzaklığının
avunayım seni görememe ihtimalleriyle bile
yalancısı olmak istemiyorum
ayrılığına alışmanın
içimden yokuşlar yürümek geçer
kirli bir arada kalmak duygusunda atlı
boşa giden bir bardak sudan sonra
ölmek istemek sıkısı gibi
seni bulamamak...
yaz boğucu kimsesizliğinden sıyrılsaydı
bizde kalmazdı ağır hüznü
tüm bırakılmışlıkların
balkona çıkmaya üşenir sıkıntım
apartman girişlerine serinlik çökenedek
açılmaz gözlerim...
kül tükendi
yanmak nasıldı unuttum
yedi dağı aşmışım
yaz sanki boşa gitti
tutar sıkılmayı da özlerim şimdi
her şey en başa dönsün ısrarıyla
kederin noktası yok yüzü hayalsiz
heyecanım tozlu köy yolu
bil ki bu vefa ardından düşmeyecek
gökyüzü ayrılışımız gibi harfsiz
çalkantım kırpışındı beni aklından
ay kurtuldu elimden...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.