kahır ekseriyetinde süzme bakıştın
silme alemim
lanet okumak emekli dönemini aştı dilimde
küfrün bini bir para
ölçüsüz sapkın
umutsuzluğu gidişinden
dışımda kalmak istersin
bilmezsin içimden nasıl taştığını
seni taşıran benim böyle yüreğimden
kan köpüklü sular gibi
içime sığmayan yanlarınla yaşarsın alemde
illegal tanrıçam
zamanı bölüşelim
hazırlanalım ayrı olduğumuz kışlara
birbirimiz için yalnızız
başkalarına yalnız yalnız...
yokluğumuzu paylaşmak için aşkla
günlerim kış sabahlarının ayak sızısı
bakışlarım buzlu
çiçeklenmiş pencereler gibi
yalnızlık donduruyor zamanı
sensizliği düşünürken üşüyorum
kar yerine her yerime saçlarımı dolamalıyım
beni bıraktığınca ben benim
yalnızlığımca çoğul
çoğulluğumca yalnız
çocukluğumun filmleri gibi umarsız kır pidesi sade sevişliyim
göksel hülyalarda ağlayışlarda
halep bilyeleriydin yastığımın altında sakladığım
aşkı tükettik
karşılığı yok yaşamın
herşey düz bir çizgi
gurbete çıkmış yapraklar ağaçlarda
yağmur kendine ıslak
sıcak güneş kendine
ellerin mi desem gözlerin mi
belki de heryerin benim bilinmeyen diyarlarım
sen sılam olmuşsun solgun bahçeli
geri dönüş yok bu hazan bu yağma çağı bizim tartışmasız
bak dünya dönüyor değil mi
sana demiştim aşkın lunaparkında oyun bitmez
yıldız dolu tutkulara seyriyor gözüm
kendime perde sana gök
zamana ömür törpüsü aşka bir anlık
şairliğim
sana olana
ağaçsız kuş yoksulluğudur sekmek
hangi günü aralasam o acemi ölümlerden ölüm beğenmek
üstüne düş ardına koyul
her mutsuzluğun başında sen varsın
her acının ilk harfi sen
silahı özlemek olan
hesapsız kitapsız bir tutku bu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.