Anlaşılamaz bir coşkuda
Açıldı rüzgarın iyimserliğine
Kitabın arka kapağından kaldırmadan başını
Gülüşünü fikrinin inceliğine bağladı
Bu dedi bu
Tarihe baktığımda oluyor böyle
Nüans
sesini duyuramamak
keşkelerle onulmaz bu kent
yalnızlığı kuşanmaktır kahraman
sabah soğuklarında güneşi aramak
eskimemiş taşlara bakarken:
kaldırımlar numarasız sinema koltuğu
trenler uzaklara iddialı sesleriyle ninni
yıldızlar yüzüme öyle oyun arkadaşı
uyku öncesi sokağın tozuna son heyecan...
sabah kuşları dindiremedi ağrılarımı
nergis kollarının gülüşünü istemiştim
dışarıda nazlı mı nazlı bir yağmur
içeride ellerinin şefkatli buğusu
acıda yok olmak değil boğulmak istiyorum
gülüşünün bana uzanan tüm gerekçelerinde...
saçlarından gelen kokuyla
gittiğim anıdan dönemiyorum
yanımda artık kendi yokluğum
kendimi kendimde bulamıyorum...
gündüz oyunlarıyla koştuğun
seni kendim için özlemedim
hasretimin gururuyla oynayamaz zaman
kılıç artığı bir hayatla uğraşa dururken
uykudan öte bir beklentide...
sabahlar ne kadar pazara keser
ay ışığını içtim sorgulayarak güneşi
yıldızlardan şahitlik dilendim olmadı
dalgalar hırçın denizlerin seslenişi
okyanuslarla konuştum duyan olmadı
denizdir çingene acılarımın senden gelmişliği
soğuk bir yola çıkma düşüyle yağmura yakalanık
göğün pelerini gibi bulutlar savrulurken kapanmışlığında
gözlerimden dökülen inci çiçeklenişinin deli poyraz
kar dolu bir kuyuda hapisliğimdir bu alem
cayır cayır yanıyorum içinde dört nala kısır döngülerin
uzaklara yaktığım bir ateş sızısı
duyduk duymadık demeyin gönül bu
beyazların sevdaya düşmüş can alıcı karası
dağ oluklarına küskün serinlik şirinliğidir ayrılığın
ölümün en güzel işçiliğidir ayrılık
işsizlik günlerimin en güzel çiçeği sen ölüm çiçeği
seni hiç mi hiç dinlemedim
yol sonu bakışlı sıkıntı
hep kendimi dinledim inançlarıma uzak
ezdim kendimi yollarım dolambaçlı
tüm dünleri unutturacak bu sen misin
hazin gül kokuşuyla




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.