sıtması tuttu işte büyümemin büyümeyeceğim
küçüğümsün hala çünkü
ve ellerim kollarım bacaklarım
hayata bir başka detone
yalnızlık bir tek solfejim
gözlerimin bu bereketli parodisi
çoğalırken akşamın ağaçlarda uğultusu
portakal bahçelerinde düşürdüğüm hayalindeyim
uzun vakitlerin haylanmazı yakamdan düşmezim
çiçeklenmiş bakışlarında soluklandığım tek ormanım
ama kırık dökük yüreğimin kaybolan parçasında
kayırdığım anılarımda toprağın dalgın müstehcenliği
başak boylu samimiyetlerinde güz rehaveti kirpiklerinin
yollara gölgen düşmez denli yalnızlaştırırdın kabuslarımı
rüzgar dolu kovuklarla bir uğuldarken dudağımın sen soluğu
canımın çektiği yanlı musonlardı imkansız uzaklıklarda
akşam olurdu
mahallenin daracık sokaklarında kahkahalarının gölgesi
duvarlara dokunmak için koşardık
ilk önce kim dokunacak
ağabeylerimiz duvarların içine tıkılırken
biz duvarlara dokunma yarışında
beynime çizdiğim kırık dökük notasız ağlayış
mayası aşktır hayatın desem bekler misin
ölüme hayata desen çizsem yalvar yakış
yazmadığım vicdansız şiir yoksa sen misin
tabiri caiz değil dilimin ucunda olsa da adın
ulaşılmaz iz bırakan dinginliği yükseklik tutkusu
gözlerin yüksek gerilim hattı ortaçağ dinselliği
benliğim insanlık ülküsünün ötesinde yeni bir dünya
aşkın eşi bulunmaz yol gösterici şiirlerimde
balkonumda şımarık rüzgar
yatağım dağınık
dudaklarımın arasında gezinen
gizlediğim ilk ve son can yongam
gecenin örtemediği tek ayıptır
yalnızlık...
yağmur şehirleri sakladım umutsuzluğuna
ama sen bulacaksın nasıl umutlanacağını
giden her kırmızı bulutun ardından...
umudunu
eli boş dönülmüş yolculuklarla
şımarıktır aşk
ot seslerini bir sen duyarsın
bir de çıtkırıldım kulağı tetikte hüzünlenmeler
romantik çizimlere kendin mi ağlarsın ah aşk ve ironi
ne yakışırlar birbirlerine
akdeniz müziği giyinmiş görünür yürüyüşlerimiz
tek şiirimin
ve ömrümün
öyküsüzlük öyküsü:
fırçayı gözlerime daldırdım
gözlerimle boyadım beyaz sayfanı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.