canım sıkılırdı
not alırdım sararmış kağıtlara onu bunu
bir sürü lüzumsuz gereksiz şeyler işte
hayatı bir bozyap gibi düşünürdüm
içinde mutluluğu aramanın telaşlı biçimi
notlarımda yazardım herbir şeyini
Bitmeler Konağı
Saatler dönüyor başımda
Seni düşünüyorum...
Başım dönüyor saatlerde
Seni düşünüyorum...
sıkı sıkıya sarıldım soğukluğuna sokakların
ellerim eski püskü
bir acılarım gıcır gıcır
hayatla tek hemfikir yanımız ölüm
cennet meyvası ağlamaklı yosma
haklıydın
şah damarımda bu tınısızlık
sanrısızlıktır ölmek
soğuk ve gri bir denizin kenarında
çağrışımlarla yüklü hıçkırıklarımı ver
saklayayım gecelerime
okuldan çıkardım.karşıdaki yıkık evi unutamam.gelirdin..gökyüzü hep gri olurdu.ağaçlar kül rengi...gizlenecek suçlar gibi öperdim dudaklarını.doyamazdım boyun büküşünün anlamına.ne derdin susuşunla? yapmaaaa deyişinle...
o yeni ayakkabılarımı sana gösterdiğimde nasıl buruk sevinçle gülmüştün.daima kapıya yakın dururdun.alışamamıştın çılgınlıklarıma...ağaca çıkalım derdin.karanlık kollarıma sinerdi.isli bacalar gibi.gidişinle gökyüzü aniden kızıla keserdi sanki.yanardı alev alev.gri bir cehennem olurdu seni benden alan daracık sokaklar,yoksul yollar.kaybetmiştik.kaybedenler yaşar ancak aşkı derdin.o yaşta.yıllar sonra anladım aşkla şiirin kaybedenin kazandığı bitimsiz birer oyun olduğunu.giderken hiç dönüp bakmazdın.bilirdin dayanamayacağını.korkardın.belki de ağlardın.soğuk olurdu.senden sonra öyle de kaldı.her ayrıldığımda üşüdüm.aslında ben senden sonra hep seni yaşadım.öptüğüm her dudakta,baktığım her gözde,okşadığım her saçta.biliyorum.şimdi sen bile o sen değilsin.ben olmadığın halini arıyorum belki.aradığım için seviyorum hala seni.kim olduğunu ve kim olduğumu unuttum.görmüyorum önümü bile.her an karşıma çıkacakmışsın gibi arıyor gözlerim birilerini birşeyleri.yeni gelen bilinmeyenden gelen hediye paketi gibi.yollarda meraklı gözlerle arıyorum.heyecanla.tutkuyla.ve hüzünle.şarkılarım seninle kaldı.içimdeki ezgi hiç değişmedi.aynı şarkının aynı yerinde gökyüzünün aynı noktasına çakılıp kalıyorum gene....canımı yakan gülüşünü atamadım üzerimden.iç çekişini.yanan resmindeki gülüşünde sakladım yaşamak gibi yaşamanın tadını.benliğimdeki kendimi öldüreli çok oldu.yaşayan başka biri var hayatımda.ama o ben değilim işte.doğrusunu istersen ben senle kaldım.senin de benle kaldığın gibi.çünkü artık sen de sendeki seni öldürdün içinde.yokuz biz.biz bizi kaybettik.aşkla.çünkü aşk kaybeder.geride arayış.yalnızlık.şiirle varolma çabası.mutsuzluk.yüceltmek ölümü.düşünmek sokakların sensiz olamayacağını
serinlikle geliyor bahar
gün tutuk da olsa
umudu kamaştıran
muştularla ilerliyor zaman
güya yaşlanıyoruz üstad
daha çoğul sevmek bir güzelliği
kapıda görünüşündü buz kristallerinin arasından
beni can damarımdan yakalayan
gözlerimizi açamazdık o hengamede
pencerelerin buzdan çiçeklenişini sevmezdim
sana bakmak hayata bakmaktı
dağınıktık ama ısrarcı
yüzümüzü sabah ayazıyla yıkadığımız günler
başlangıçsız bitişsiz öfkemizle eylüle yıktık herşeyi
soframızdaki en son ekmek kırıntısına kadar paylaşmak istedik taşkınlığımızı sokaklarla
dünyalara yeterdik yeteriz hala sevgili
sabahsızlığımıza işçiler nasıl teselli taşıdıysa aynı öyle
unuttun mu geceyi kirletirdi bizsiz yıldızlar
sular hüzünlü içilirdi gözlerine bakmadan haram
gökyüzü temiz değil artık sen bakmayınca bulutlara
ayın melodisi dağlamıyor artık ne seni ne beni
biz karanlıklarda kaybolduk böylece aşksız düşsüz
içimizin kabus dolu merdivenleri uzanmaz artık göğe




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.