acıyı eğip bükmeyi öğrendim gidişinden
gökyüzüne bakışımda eğreti güzelliğin kalmalı
yokluğunun yeryüzüyse benim zaten...
gecelerle yamamaya çalışıyorum
seni düşünmenin ucu açık yanlarını
istanbul'da emirgan'da unutulmuşum
küreklerimi tutuğunuzu nasıl da unuttunuz
ilk aşkınıza ben vesile olmuşum
sanki yalancı birer buluttunuz
dalgalar tuz basar çürümüş tahtalarıma
kuş tüyü uçarılığıyla özdeş bir ilkyaz başlangıcı
sarmalayınca her anımı hayat geçitinde noksansız
istisnasız elimin tersiyle ittiğim gündelik yaşamı
sevmeye başlıyorum saçlarına üşüşen tozlu yaprakta
çatılar ağlıyor sanıyorum soğuk ve yağışlı havalarda
evine kapandı rüzgarı
pençesinde kıvrandığımız
rüzgarı bakir sokak aralarının
içerimizde güneş sohbetli bir dünyanın hükmü
çocuk sesleri okşuyor caddelerini bakışlarımızın
korkmak yakışmıyor asi seslerimize
kaldığım bu dünyaya
karanlık serpti gözlerin
uğultusunda sayrılı haziran dolu
ayların önemini saçlarından aldım
ağzının kokusunu duymak için
geceye doğru müzikler yorgunu düştü
kaçar yollar sokak araları bu kış
kaçar elleri ekmek ve süt dolu çocuğun
ayak üşümesi
kepengini yeni açmış sabah huysuzu adamın
öğle uykusu beklentisi kaçar
kaçarlar ama bırakmam peşlerini
saçlarımda polen tozları
bilsen nasıl seni beklerim
yanan kalbimin közleri
takvimlere eklediğim
sarı yaprak




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.