zaman ölü ceylan alnımda
aşk gündemli çocuklarımız yok
sabah artıkları topladım saçlarına
sadece ikimizin sonu hırçın tüm günler
gizleyen sus payını acılarımızın
anlamak zor zehirlenmiş anılarımızın
ömrümün en saf anıydı
yalnızlığımı kirleten
çiçekler sonrası bir karmaşa
istersen sade bir deniz
sonuçta
senin
andan hızlı geziyor özlemin
göğsümün içinde
hangi asi bulut
nasıl avutsun
kanını düşlerimin
özlemin hedefsiz bir mızrak
yıldızlar uzak limanlara
sen yokluğa var
sokaklar saklanır kente
ben evlere hınzır
yağmur iner odasız sağanak
sen
beynimin kıvrımlarındaki ince lal yara
bedenin aramızdaki tek vahşet
ben
çilekeş sırma çocuk
öykümün ismini koymadım
bari bir başlık bul ölüşüme
yalnızlığımın eli açık
ve hâlâ hayret ediyorum
bölüşüme ekmeği
hayat bönlüğümün önünde
saklama gözyaşlarını kalbinde bana da bir yer ayır
insan hep yorulmaz bir ufukla sonsuz bir ümitle yaşar
sanma ki güzel günler kenarı yırtık resimlerde sararır
aşkla tutuşan her ömür bir gün mutlaka yeniden harlanır
gençliğinin çılgın vapuru kimbilir hangi rıhtıma sarılır
saklı bir ömürdüm senlikte
ilan edilmiş ölüm diğer anlamıyla
eşsesliydik aşkta
eşanlamı ayrılığa çıkan
iki ucu keskin bıçak gibi
en kötüsü ikilerdeki yalnızlıktı adımız işte
o şuh alımlılığı sokağın
pembeye çalan evlerin koyunlarındaki aşk
güneşli ihtiyar bir parkın son demiyle gideceğim ona...
sevdiceğim
körpe yavrum
pencereme sığmazsın sabahları
geceleri tavanıma
yeni doğmuş bebeler sana mı el sallar
gülmeyi öğrenmeksin tamam




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.