üşüdüğümdü martısızlık gözlerinden yoksunluktu
yoktun tabi senin yokluğun demek ölüm krokileri çizmekti
sabahlar aşkı düşünmeye böyle haset
elimde olsa zamana kapkara perdeler çekeceğim
hangi rıhtım şöyle hani eski vapurlu olmalı boyaları dökük
martıları düşüncesiz hani şu aklına her geleni söyleyene ne denirdi
pastırma yazıydın kalbimin
olmuş gibi olmamış olan hiç
adres defterimde saç telin gurbet akşamları
saatlerim suslusepken ziyan
hesap sormak bize gelmez maskaralığa karşı
yaz yağmurlarından anla
ortalık yerde sevişen kumrular gibi
aradım seni kıyı köşe
sen benim kıyılarımda seyreden yolcu gemisi
güvertenden el eder durur bir sevda kelebeği
bana demir attığın an nikah memuru sanki çımacılar
martılar konfeti çığlık çığlığa
ağaçları karlar kapladığı zaman gelirdin
üşümek nedir bilmezdik o zamanlar gedik dişli
saçların ipek gibiydi yavrucum soğuğa sığınırdık
gözlerindi tüm ruhumun eldivenleri
en çok da su bardağıyla açık çay içmek sırıtırdı üzerimizde
suç işlermiş gibi öpüşürdük unuttun mu
sabahın köründe bir kente girmek
uyanmaya kahırlı evler
işçiler tersine dünya misali güçlü
sokaklarda çocuk yok
otobüs garlarında arafta kalmış yolcular
o anda hiçbirşeyi düşünmemek
yalnızlık iklimindeyiz tüm fasıl
bulvarlar boyu yağmur dolu ceplerimiz
gözlerimize ağır ağır vurur istiridye zamansızlığı
akşam dalları gibi uzar kollarım
yokluğun kasaba yalnızlığı
korkuyla ararım yollar boyu
geceyarıları saklambaç oynarım
sen harici tutunacaklarımla
kovalamacadır sabır taşlarıyla aramda
arayışların iyimserliği
başdöndürücü bildik umarsızlık bu
hayata olan borcum sensizliğim
herşeyi bırakıp gideceğim mavi boşlukta
seni terkedeceğimi adım gibi biliyorum
ölümün beni çağırdığı loşlukta
sadece seni pervasızca anımsıyorum
otel odaları kimliksiz yolculuklar sahipsiz sevişmeler
yazarak da bitmezsin belki toprağımda böcek
belki saçlarımın otlara dönüşmesi seni aramak
tüm varyeteler sustu ömrümüzde sarnıçlar gibi sonbahar yorgunuyuz su götürmez
aklımın mı dilimin mi ucundasın özgürlük dilinde
kırlarda koşmuşluk yangın mısın yoksa elimde demet gülüşlü
çocukluk anıları misali gözlerim buğulu gidişine dargın




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.