her gün kendi içinde anlamlı
her gün ayrı bir rodrigo
temel bir salvo ömre
sessiz konçerto
yalnızlık ve sessizlik
sensizliğin eşliğinde hayat sahnesinde
sırma gölgesindeydim saçlarının
edanla konuştun yüreğime susuk
ben hiçbir haline yetişememiş kadar
mutsuz
bıraktığın ardına kuzgun
sana değil ardına
kimi düşündüğümü sesimde solan ışıklar bilir
sen bu kentin uçsuz bucaksız sandığın sokaklarında
karanlığa terk ederken tınısını son kalp atışımın
güneşe sığınma kaçamaklarımda en acı tonu bir kış göğünün
yaban çiçekleri kadar isimsiz ve güzel bu sevda
sen çocuğumdun gülüşüyle ölümlere kumdan kaleler kurduğum
kararmıştı dolmuşun camları
is dolu ilk akşam yağmurlarıyla
yıldızlar tedirgin çipillenişli
kirpiklerindeki umarsızlık gibi
bunca telaşın içinde
yalnızlığı bile unutuyorum
şimdi martılara simit atma vakti
senin üzerinde uzun bir pardesi
bense çırılçıplak başım dumanlı
soy atlarıyla gelirdi üzerime acı
ben ölümde kurtulmanın kardeşliğiydim
ayrılıkta...
kış hem lacivert hem kızıl
hani akşamlar açılırdı yüzümüze
aydınlığı sarı odalı kapılar
çocuk neşesiyle okşanırdı hüznümüz
ağlamak isterdik ağlayamazdık
boğazımızda düğüm düğüm hayat
dışarının ölü karanlığı
yağmura özentili bugün tüm uzak sesler
hışırtısı yok senliliğin kıyılı bahanesizliğe
uzak sesler uzak noktalara bağlanan umutlar
seninle yağan kara uzanmak bir ilk sabah sonrası
ağaçlar bana böyle yalın durmasaydı
bilmezdik yaprağın düşüşünü ağır yaralı
kuşlar bu sabah da telaşlı
sığ kalmışım ölüme sevmem gerek seni
daha çok düşünerek telaşını
mevsim geçişi gözlerini
dünyada bir ölüm var
yorgun sarnıçlar duruluğu
şimdi gömüldüğüm bu sessizliğin
bütün eylemi seni sevmekten ibaret
yaşamanın gül dikenli hırçınlaşan anlamlaşması
ve gönül kuşu lacivert bir hicrete mahkum
kimbilir gözlerini kimlerin öpmüşlüğü…




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.