annem çağırıyor sanıyorum
bu senfoniyi dinlerken
sitemli bu seslerle ağlıyor düş yazlarım
geriye dönüp düzeltemiyorum
anımla artıyor acım da
seviyorum çaykovski'yi...
sanki bekleyişler durmuş
herşey bekliyor beklemeyi
serüven tatlı pis cadı
beklemeyi beklemekkk
kesin tarihlere alışık değilim
demek hep bana baktığın yerde
kutsallaşırdı yalan söylememek
benliğimi dürüstlüğü beslerdi
ilk akşam yağmurlarına yakışan
güzelliğinin
kımıldayamıyorum rüyalarımdan kalkıp
yarı bir ölüm aydınlığıyla meşgul
sokağın sesi sokulmazsa ev ev değildir
sensiz düş
düş
bir ölüm...
rodrigo kanatlı güvercin uçuşu kalbimde ellerinin yaratıcılığı
suskun konçertodur ölüm oysa sen yaşamaktın
ilahi kayboluştun köpüklü deniz yılkısı düşlerimde
keman tadı artık bu şarkısız sessizlik
keman tadı artık bu arkasız sensizlik
aramıza geldi durdu pulsuz bir mektup
şekilsiz bir yorgunluk yoğrulmamış bahar tadıyla
yağmurluğunu giymemişti zamansızlığına yüreğim
gözlerim sarnıcı oldu yüzünün biriktirdi güzelliğini
kırılmış anı parçacıklarıyla acıtırken sevda
sanrılı iç denizlerimi de geçtim
kuru ayazlarda içine düştüğüm telaşta da
o tadı kekre saplantılı imkansızlık
kendi sorularından sıkılmış bir hayattan kalmayım
gelmeyi senden öğrendim
güz ufukları gibi durma karşımda
inan
sokulgan alevlerim yakmaz ellerini
bazancık da olsa başkalarına hiçbir şeyleşemez misin
sırf benim için ama
sorular sormalısın benimle ilgili
tadılmamış ölümlerce son duraklarımı yaşıyorum ilk gibi
kent içine kapanık pencereler sağır dilsiz yılkısız sabaha
senin unuttuğun benim anımsadığım üşümüş yıldız gibi
bakılmamış gökleri bırakıyorum gömerek kendimi sabaha
esinlenince iyilik dudak büküşlerinden
ılık bir şefkate dönüşürdü mevsim
ayak izlerin beyaz bir kumsala giderdi
kan lekeleriyle uslanırdı iç çekişlerim
uslanmazdım ben
sevdam belki sonsuzluğa fit




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.