şimdilik sesler kesildi
yazdan kalma düş de kalmadı
dokunacak bir ağaç dalı da
uzak da olsa
şimdilik şimdilik var...
gümüşî ve alımlıca geliyor sokaklar üstüme
iş günlerine daha yakın bir ruh halindeyim de
alık alık şarkılar geçiriyorum ya içimden
otobüs kuyruklarında yaşlı teyzeler amcalar
ağbi olmuşum bir de elimde küçücük poşetler
tulum peyniri az tuzlu siyah zeytin rize çayı
balkonlarımız akşamlara hazırlanırdı
rüzgardan kaçmak imkansız
rahat sokaklarda arıyorum ilk sesini
gecikmiş özlemlere yasaklı akşamlarla
kıvırcık neşeli ev gürültülerinin arasında
tatlı sarı ışıklara
dalgın...
günlüğüm oldun
yazmakla bitimsiz
dağınık dünyalarımın derleyicisi
gecesi derlenmiş rüyalarımın
rüzgarı yoran o saçlarına takıldı hecelerim
sar beni kumral ormanına
sapak yolların oğluyum
kendini bilmez sabah yağmurlarıyla yıkadım
gönül penceremi
durulduğum sulardan sor uykusuzluğumu
deniz kızı saçlım
sessizliğe yalnız senin sesin yakışırdı
beyazlığına köpük köpük bulutların tenin
teninde açılmış küçük yaraları öpermiş gibi
içerdim suyu...
yaza bir şey kalmazdı
sarışın bir hastalıktı
ağlamak halinde batardı güneş
çok derindeydin müziğimi çalmışlardı
koğuş yalnızlığı imbikten süzülmüş gibi
deniz kenarında bir çocuk nasıl ağlarsa
o kadar buruk sallanırdı rüzgarda hıçkırıkların
canım sıkılınca
evlerin son temaşasına özenirdim
yol ortalarında olanları paylaştın benimle
gerisini ise zamana bağışladın bence
muammalı balkonlarda




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.