yağmurlu bir pazar öğleni miydik
hava çok soğuk muydu
sorularımızın uzunluğu kadarla
kalmadık
zaten hep ayrıydık
ne resim ne imge
gülüşlerinin kokusuyla güler bir bir
zoru kaldırımların
seninle zamana ağıt yakıyorum
bitendi o
adı bizden başka olan her yiten
ve sevdamın karasında
1.
şımarık sabahlara alışkın sancım
yatağım bakımsızlığıma
gece vakur acımasızlığıyla sakin
bugün beni kimse görmedi
yanaklarında yatan saçılmışlık hali ellerimin
duyduğun kıpırtı yangını ikigöz hayallerimizin
sürüsünden kopan ceylan yavrusu isteklerinin çaresizliği
iş çıkışı huzuru senin eserindir dünyamda
hayallerine dalmış işçi kızlar kadar masum kentin sokakları
kırmızı atkılı bir ihtiyar geçiyor mahalleden
Zamanım Yok Geçmişi Düşünmeye- Aşkın Antikahramanı
içim genişlerdi daracık sokaklarında
kelebek telaşlı günlerimizin
aydınlığın gelirdi
en köhne yerine umutsuz aşklarımın
kaldırımlar soğuk tenli yatağında yalnızlığımın
acıların yuvalandığı yerde naziktir ay ışığı kahramanca
samanyolu yutar hayallerimi gözlerimde biriken yakamozlarda
yıldızlardan umut çalma zamanıdır sarhoşluğa vurmadan işi
herşeyin bittiği yerde sarıldığım şiirlerde sen ölüm ve sonsuzluk
parmaklarımda acı hem de bol güneşli içebilirsin bir tanem
bunu halledebilirim
ürpermem seherle
belki zorlanabilirim
bilemem kaçıncı kişiyle
şiir hayatın içinde
yüzüme bak
bakışın cam kırıkları gibi saçılsın ömrüme
henüz çırağıyım yokluğuna alışmanın
ama ustalaştım seni her gördüğümde ölmekte
ben hem senin karşında
hem kendi karşımdayım
arifeyiz aşka aşk olmasak
iksirli gerçektin ağaçlara inat
yüreğimde dal budak kök salan
dere kenarlı ıslak bir günde havalı ölüşelim sevgilim
kıvırcık neşeli inerdi ayaklarımıza kara su




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.