başbaşa kaldığım sırasızlığımda çisentisi hayal meyal
kar çiler havada keskin duman kokusu hayırsızlığın
dileklerim yüzüme çarpan sadeliğine kahverengi günler
en büyük demagojidir ölüm kendini bilmeyene esinlenmemiş
asık suratlı akşam kadınları biraz ucuz parfüm çok çok
güdüsel boşalmalar
ertelenmiş tüm yağmurlarımı
sereceğim ayaklarına
çocuksu güleç fakir mi fakir
sevdan bende hayallerimde
uçan bir halı eteklerinde özlemlerimin
bulutlara bakıp bakıp
seni hep sabah yağmurlarıyla anımsıyorum
üstünde yeşil yağmurluğun
dişlerinin bembeyazlığıyla
saçlarımız çamurlarla dost
sapı kırık şemsiye evimiz olurdu
sınırlarını çizemem güzelliğinin
yağmurdan kaçmak belki
sığınmak kuytularına sıcak deniz maviliği anımsayışların
her cadde başında gidişinin yorumsuz delirmişliği
her köşede annesine ağlayan çocuk yalnızlığı
sırra kadem basar sessizliğin yortusu içimde sensiz
gün yarı ışıktı
yolun tanıklığı an kesiti
kimse tanıyamaz yüzümü...
geçip gittiğime
sadece pencere önü çiçeği alışık
o da ben ben olduğum için değil...
saçlarımda sırılsıklamdın
ve daha bir zamanlardın
aşağı yoldan bir yılan gibi
kirpiklerimin ucuyla usul usul
ayaklarının altına serildiğimle
kaldım
Sayrılı Kahkaha
kıt kanaat kalırdık yanyana
kırlangıçlar sanki yağmura korunaksız
akşam sızıları turuncu aydınlığının
uzak yakınlığının katili
sessizliğe yalnız senin sesin yakışırdı
beyazlığına köpük köpük bulutların tenin
teninde açılmış küçük yaraları öpermiş gibi
içerdim suyu...
yaza bir şey kalmazdı
sarışın bir hastalıktı
ağlamak halinde batardı güneş
çok derindeydin müziğimi çalmışlardı
koğuş yalnızlığı imbikten süzülmüş gibi
deniz kenarında bir çocuk nasıl ağlarsa
o kadar buruk sallanırdı rüzgarda hıçkırıkların
ağladım ama yarıda bırakmadan şarkımızı
bozukmuş makamlar yeknesak
olsun! ...
gelişinle bir bütündü aşkım
gidişinle yarım
seni ne çok sevdim




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.