Sensizliğimi Ölüme Zimmetledim
kanıtlarımı topladım gözlerinden
yayla kokuşlu üveyikler toplandı başıma
kışlak tutumlu siyahı vardı güleç dişlerinin
seni seviyorum…
seni gördüğüm o ilk akşam ağlayışına
hüzünler konduruyorum gün ışığı görmemiş
açık renkli bir toprakta kalmıştı aklım
yanaklarınmış
bana karanlığı sevdiren
bu aydınlığın içinde
gece öksürdü kulağımın arkasında
anadolu katarı yorgun sesli
ağaç dalları kar taşımaktan mecalsiz
yıldızların eyvallahı yok hüznüme
ağlayarak uyandırmak istiyorum
saçlarının yüzüne dolanışını
dün senin gecene rastladım
başımda laciverdin yılkısı
yıldızlar ihtiyar suretleriyle
yer açarken aralarında
benden bana kalana...
parıldayan her kıpırtıyla aktı kanım
bir avuç suyla ağarır yüzüm
değil misin ki sen dokunan kapının koluna
kan rengi uykulardan uyandıran korkularımı
sensizlik huysuz bir çocuk gibi ağlıyor içimde
sessizlik şımardı
sağırlaşmadan ve körleşmeden seslen bana
el et göğe yağmur yağmasın bugün
gülünce köprüm olmayacak mısın
kıpkırmızı kümülüsleri unutturmayan
üşümelerime?
ha ağustos olmuş ha şubat
ay ışığında anladım yalnızlıkla sevişmeyi
dere yatağında sıkılmış çiçeklerin su kokuşlusu ellerin
çamaşırlarımda otsu kokun hala
uçurtma mektubu tatlı gözlerin
şeytan minaresi kovaladığın yıllarda da ben
başını yasladığın yeryüzü kadar yakındım tenine
Serin Düşlerde Bekletiyorum Güzelliğini
lambaları söndürdüm
belki seni düşünmek için
belki iki satır bir şeyler
belki öylesine bir hayat kısırlığı
açık mavi sokağıydın
hıçkıra hıçkıra ağlayışımın
yollarda azıcık ışıklı arabalar
son yayasıyım yokluk yoksulluk kokulu
akşam baskınlı efkarlarımın
kıyılarındayım ayrılığının
ayrıyız belki
seninle birleşerek ayrıldık
evinin en uslu çocuğusun sen
ben...hep o sallapati aykırı oğlan
istemiyorum kaçış zamanlarının yapmacıklığını




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.