piyanist elleriydi kankardeşim rakı
gözüm yine yol çekiyor minik kuş
gözüm seyriyor
paris barikatlarında yoksulluğun gücü dalgakıran ezenlere sen
bir çırpıda anladım değişimin hemen olmadığını
dinlemeyi öğrendim bağrımda komün ateşleri
dudağının kıyısı şirin çiçekçi dükkanı
kimseye yazılmamalı şiir
hayat zaten kafiye hece anlamı çoğul
dağınık kış günleri yıkanırım ancak olmayışınla
öğlen olursun güneşli istanbul günleri
rıhtımda rahat bırakmaz martılar
ay efsunlu bir silgi gibi
dalaşırken özlemimle
kendimi unuturum
özlemim öksüz kalır...
yağmurlarla dalaşırken öfkem
eskimiş yaz günlerinden kalma bir
temmuzda aldım aramanın tadını
yokluğun şımarmış gecelerin efendisidir
itinasız günlerimde yitirdim itimadımı
yokluluğunun da ötesinde tadımlık hülya
görevimi yükledim sırtıma
tüm vakitleri aştım da geldim
aman vermezce geldim
kirli ve sarışın çamurlu
hasta içerlemiş tipiye
huzur veriyor üşümek
kesik kesik mayıs ortası rüzgarlarıyla
ruhum sana esir
sensizliğim hayata
özgürlük olmalı bu
arsızdır dönüşsüzlük
yürünecek yolum yok
kayacak yek yıldızım
sonsuz bir arzuyu
başka bir sever imkansızlık
göz kırpmasız
hicrandı
fısıldaştığımız akşam rüzgarıyla
İstanbul uzakta
sinemalar avutmaz gönlümü
tiz sesli bir cigan gibidir özlemin
eski bir anı haykırır içimde
bohem takılırdı gözlerim göğüne
kırk ikindi yağmurlarının okşamasıydı ağaçları
günlerin tortulu akşamsılığı
aynı yörüngede eserdik baş göz edilmiş acılarla içkin
ölümle mayalanmış yaşamlardan kusursuz demlenir bu aşk
zaman yağmur sonrasızlığı toprağa ve buluta tutkun




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.