Ters yüz olmuş alem baş ayak olmuş
Konuşsam ne çare sussam ne çare
Çakallar sürüye önayak olmuş
Yutkunsam ne çare yazsam ne çare
Bir düş bu yahut hayal yahut deli saçması
Kör kuyuma ipini salacak yar nerede ?
Ahh, yok mu kardelenin kar yağmadan açması
Zemherimde payitaht kurmuş bahar nerede ?
Gözlerin yükseliyor güneş gibi ufkumda
Nazarından alıyor çiçeğim can suyunu
Kaç rüyaya sığdırdım umudumu uykumda
Hücrelerim seninle değişti kaç huyunu
Adını umut koyup neler yaptım bir bilsen
Kaç sabahın rengini maviye boyadım ben
Uçuşuyor baharda, bahçelerimde kokun
Yürüyor anıların sokaklarımda hala
Sen hala susuyorsun pencere kenarında
Kanadı kırık bir kuş tutunmuş gibi dala
Uçuşuyordu kokun, ömrümün baharında
Çiçekler açtırıyor ta içerimde kokun
Esefle yürüdüm yol kenarından
Bakmadım, görüşmek yasak mı bilmem
Aklım dönüyorsa her kararından
Eskiyen ben miyim sokak mı bilmem
Göklerden bir cemre düştü toprağa
Uzaktan uzağa süzüyor beni
İnmiyor ovaya meyletmiş dağa
Bilmez uzaklığı üzüyor beni
Kar desen kar değil başındaki kır
Can arafta kalınca kırkta dolmadı çile
Bakışı kal diyordu, dili git dedi bana!
Çocukça gülüşünü örten bir mizaç ile
Gözleri kal diyordu, eli git dedi bana!
Ortalama bir ömrün silik hikayesine
Sahip çıkacak varis arıyorum, Mehlika!
Dünyada her varlığın kulak verdim sesine
Bulamadım, fezayı tarıyorum, Mehlika!
Ne dil kaldı ne dili kurtaracak kelime
Yaşım on sekizdi, sen çok güzeldin
Ve bir yıldız kadar uzaktın Meri.
Ben meltem beklerdim, sen karayeldin
Amma lodos kadar sıcaktın Meri.
Yakardı gözlerin bir adım atsam
Yaşım yirmi birdi, sen gidiyordun
Zemheri gibiydi haziran Meri.
Gitmeden son bir kez halimi sordun
Dünya durdu sanki bir zaman Meri
Kırmızı araba, mavi begonvil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!